Dünya illüzyona dönüşünce, gerçeğe bürünür sahne…

Kimi zaman yaşadığımız hayat, kimi zamansa düşlediğimizdir tiyatro. Tanımadığımız, dönüp de bakamadığımız yaşamlardır bazen de… Kendimizi görmeyi öğretir bize. Kanıksadığımız, kabullendiğimiz ama özümüze, yüreğimize aykırı her şeyi koyar önümüze… Söylenemeyen sözün söylendiği yerdir; ne dilini sakınır, ne fikrini. Görünmeyen, sathın ardına gizlenen her ne varsa çıkar saklandığı yerden sahneye. Çırılçıplak düşer ortaya gerçek veya sırma işlemeli bir pelerine sarınır dilediğinde. Göz yaşıyla, kahkahalarla, nüktelerle dile gelir. Kalp açılır, şuur aydınlanır. Cesaretini toplar bir avuç insan ve karanlığın üzerine korkusuzca varır….

Tiyatro Buluşmaları’nın 29’uncu yılında sahnelenen oyunlar, döneminin en cesur kalemlerince kağıda dökülmüş, kimileri onlarca yıl önce sanki dünyanın bugünkü haline yazılmış hikayelerden oluşuyor. İnsani ilişkilerimizi, yaşantımızı ve dünya düzenini derinden sorgulayan, kimisi hüzünlendiren, kimisi kahkahalarla güldüren ama hepsi düşündüren hikayeler…

 

Açıkhava Buluşmaları'nda görüşmek üzere...