ENKA Vakfı’ndan Yerli Yapımlara Büyük Destek: İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor!

Haber / ENKA Vakfı’ndan Yerli Yapımlara Büyük Destek: İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor!

ekle 2020-12-01 00:00:00 2020-12-01 01:00:00 Avrupa/İstanbul ENKA Vakfı’ndan Yerli Yapımlara Büyük Destek: İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor! ENKA Vakfı, 14 Kasım- 1 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen 24. İstanbul Tiyatro Festivali'nin, Yerli Yapımlar Gösteri Sponsoru oldu. Festival kapsamında bu yıl, Türkiye tiyatro sahnesi üzerindeki ağır etkisini biraz olsun hafifletmek amacıyla yerli yapımlara geniş yer ayrıldı. Yerli yapımlar, ENKA Vakfı gösteri sponsorluğunda hem fiziki mekânlarda hem de çevrimiçi platformda çok sayıda izleyiciyle buluşa[...] ENKA Vakfı’ndan Yerli Yapımlara Büyük Destek: İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor! ENKA Sanat info@enkasanat.org

ENKA Vakfı, 14 Kasım- 1 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen 24. İstanbul Tiyatro Festivali’nin, Yerli Yapımlar Gösteri Sponsoru oldu.

Festival kapsamında bu yıl, Türkiye tiyatro sahnesi üzerindeki ağır etkisini biraz olsun hafifletmek amacıyla yerli yapımlara geniş yer ayrıldı. Yerli yapımlar, ENKA Vakfı gösteri sponsorluğunda hem fiziki mekânlarda hem de çevrimiçi platformda çok sayıda izleyiciyle buluşacak.

Hem fiziki hem de çevrimiçi oyunları barındıran festivalin fiziki oyunları COVID-19 önlemleri altında DasDas, Fişekhane, Moda Sahnesi, Zorlu PSM, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Babylon, Yapı Kredi bomontiada, Caddebostan Kültür Merkezi, Surp Vortvots Vorodman Kilisesi gibi mekânlarda gerçekleşecek. Festival programındaki çevrimiçi oyunlar ise festival süresince online.iksv.org adresinde izlenebilecek. Böylece festival, programının çevrimiçi bölümüyle yalnızca İstanbul’dan değil tüm Türkiye’den erişilebilir olacak. Festival biletleri 23 Ekim Cuma günü 10.30’dan itibaren biletix.com üzerinden satın alınabilecek.

 

Bu yıl festivalde “kadın” odaklı oyunlar öne çıkıyor

Festival programında bu yıl kadınları odağa alan birçok oyun bulunuyor: Meltem Cumbul’un oynadığı, Franz Kafka ve Milena Jesenská aşkının günümüze ulaşmamış “eksik parçaları”nı tamamlayan Ben “Sevgili Milena”, Fransız Devrimi’nin bir parçası olmuş ve giyotinle idam edilmiş dört kadını sahnede buluşturan Madam Giyotin, Deniz Kaptan’ın Kadın Hikâyeleri kitabından uyarlanan Tut! Bırak!, erkekler tarafından katledilen kadınların sesini öbür dünyadan duyuran Ölü Kadınlar Diyarı, Yıldız Kenter anısına öğrencisi Ayça Bingöl tarafından sahneye taşınan Ben Anadolu ve yedi kadının, yedi COVID-19 öyküsü anlattığı Her Güne Bir Vaka festivalde izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

 

ENKA Vakfı’nın desteğiyle izlenebilecek olan yerli yapımlar hakkında

Ben “Sevgili Milena”, Franz Kafka ve Milena Jesenská aşkının günümüze ulaşmamış “eksik parçaları”nı hayal ederek ikili arasındaki mektuplaşmaları kurguluyor. Eser, Kafka’nın gerçek mektuplarıyla Milena’nın kurgulanmış satırlarını buluşturarak; seyirciyi 1920’lerin Avrupa’sında tutkulu bir ilişkiyle buluşmaya davet ediyor. Meltem Cumbul’un oynadığı oyuna Mert Fırat sesiyle dâhil oluyor.

 Sami Berat Marçalı’nın kaleminden çıkan kOmİk, bir çiftin bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüde birbirleriyle ve kendileriyle verdikleri mücadeleyi anlatan trajikomik bir oyun. Sahnede çifti canlandıran Ceren Taşçı ve Efe Tunçer, yıllarca süren bir aşkı tanıştıkları ilk beş dakikaya hapsedip o beş dakikanın içinden tüm ilişkiye ve yıllara bakabilmeye çalışıyor.

Madam Giyotin, gerçek hayatta yolları hiç kesişmemiş olsa da eylemleri ve fikirleriyle Fransız Devrimi’nin birer parçası olmuş ve giyotinle idam edilmiş dört kadını; feminist oyun yazarı Olympe, gözü pek suikastçı Charlotte, cesur casus Marienne ve inatçı, ileri görüşlü kraliçe Marie’yi zamansız ve mekânsız bir ortamda buluşturuyor. Oyunda bu dört kadına Betül Arım, Zeliha Gürsoy, Simel Aksünger ve Buket Gülbeyaz hayat veriyor.

Deniz Kaptan’ın Kadın Hikâyeleri kitabından seçilen farklı sınıf, kültür ve çevreden kadınların dilinden monologlardan oluşan Tut! Bırak!, sahnedeki Layla Önlen’in kimliğini de içine katarak tek bir bedende birleşiyor. Sözcükler, dans ve enstalasyonla iç içe geçiyor, kadınların hikâyelerinden performatif bir alan ve eylem yaratılıyor.

 Tiyatro Oyun Kutusu’nun kapağı açılıyor ve kutudan üç kısa oyun çıkıyor: İbrahim Alp Okur’un kaleme aldığı Sonrası Sessizlik, Shakespeare’in Hamlet’ini yeniden çıkarıyor karşımıza. Bu oyunu; Cana Gedik Aykutlu’nun yazdığı Karanlık izliyor. Karanlık, kültürel kodlarımıza işleyen hastalıklı olguları hepimizin kulağına bildiğimiz ezgilerle fısıldayıp bizi rengârenk bir karanlığa sürüklüyor. Son oyun olan, Çağla Canbaz’ın kaleme aldığı Ölü Kadınlar Diyarı ise; erkekler tarafından katledilen kadınların sesini bu kez öbür dünyadan duyuruyor. Üç farklı kısa oyun, bomontiada’nın üç farklı mekânında sahneleniyor.

Çehov’un yazdığı son oyun olan Vişne Bahçesi’nin karakterleri, içinden geçtikleri büyük değişimle kendi bildikleri şekilde baş etmeye çalışırken, aslında kendilerinden sonraki insanlara bir hikâye anlatıyorlar. Çehov’un zamansız anlatım dili ve özgün mizahını içeren bu hikâyeyi, yönetmen Mehmet Birkiye yetkin gözüyle sahneye taşıyor.

Binlerce yıldır Anadolu’yu var eden kadınlar, koca bir tarihe yayılan hikâyeleriyle Güngör Dilmen’in klasikleşmiş eserinde buluşuyor. Ben Anadolu’da, Kibele’den Theodora’ya, Eftelya’dan Hürrem’e uzanan, Anadolu’nun farklı çağlarına tanıklık eden kadınlar Görkem Yeltan’ın yönetmenliği ve Ayça Bingöl’ün yorumuyla vücut buluyor. Oyun, Yıldız Kenter’in ölümünün birinci yıldönümünde sanatçının anısına oynanıyor.,

Distopya edebiyatının kült eseri, Ray Bradbury imzalı Fahrenheit 451 bu zamana, bizim dünyamıza dair sözünü bu kez sahneden söylüyor. Tatbikat Sahnesi yapımı oyunda Erdal Beşikçioğlu başrolde.

Kemal Uçar’ın yazdığı ve oynadığı, hep oyuncu olmak istemiş ama hayatını dublör olarak geçirmeye mecbur kalmış Kemal’in hikâyesinin sahneye taşındığı Dublörün Hikâyesi, dublörlük sanatının gerektirdiği yüksek tempolu performansların birbirini izlediği eğlencesi eksik olmayan bir oyun.

İstanbul merkezli Platform Tiyatro ile Bonn’dan Fringe Ensemble’ın ortak projesi olan Map to Utopia, seyircinin konumunu pasif izleyiciden aktif katılımcıya dönüştürerek, tüm farklılıkları içinde birbirini duymayı öneren bir kent geleceği fikrini yerleştiriyor. 20 avatar eşliğinde, kurmaca, dört farklı semt simülasyonu yaratacak olan performans, seyircileri; birbirleriyle komşu oldukları bu semtlerde yeni bir karakteri ve onun yolculuğunu inşa etmeye davet ediyor. Seyirci-katılımcılar oyuna Zoom programı ve oyun için tasarlanan özel bir mobil uygulama üzerinden kendi özel alanlarından dâhil oluyor. Alican Yücesoy, Elif Ürse, Ersin Umut Güler, Gizem Erdem ve Okan Urun’un rol aldığı oyuna online katılım için başvurular 15 Kasım tarihinden itibaren Platform Tiyatro’nun Instagram sayfası üzerinden yapılacak.

İfigenya, Antik Yunan’ın bilinen üç büyük tragedya yazarından biri olan Evripides’ten, farklı mitolojilerde konu edinilen kurban ritüelini merkezine alan bir klasik. Kral Agamemnon’un Troya seferi öncesi tanrılardan yardım alabilmek için kendisinden istendiği üzere kızını kurban edişinin öyküsü… Klasik eserlere getirdiği çağdaş yaklaşımlarla tanıdığımız yönetmen Serdar Biliş, bu köklü tragedyayı da güncel bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. İBB Şehir Tiyatroları yapımı oyunda Aslı Öngören, Murat Garipağoğlu ve Irmak Örnek rol alıyor.

Ahmet Sami Özbudak’ın kaleme aldığı Gomidas, Osmanlı döneminde yaşamış, Ermeni, Osmanlı ve dünya kültüründe kuvvetli bir iz bırakmış büyük bir sanatçı; müzisyen ve müzik araştırmacısı Gomidas’ın hayat hikâyesine bir yolculuk… Fehmi Karaaslan’ın hem Fransızca hem de Türkçe oynanacağı oyunda, seyirci dilediği dili seçebilecek. Seyirciler, Galeri Birzamanlar tarafından hazırlanan; Kalbim O Viran Evlere Benzer: Gomidas Vartabed’in Hayatı ve Müziği adlı sergiyi, performans öncesi ve sonrasında Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ndeki fuaye alanında ücretsiz olarak ziyaret edebilecek.

Ne Düşündüğünü Biliyorum, koreograf Ayrin Ersöz’ün Canan Yücel Pekiçten, Bengi Sevim, Magda Skowron, Hasan Yoksulabakan ve Ömer Vatansever ile tasarladığı bir hareket ve ses evreni… Yapı Kredi bomontiada’nın 4. katında, performansçıların hareket halindeki bedenleri; canlı müzik ve insan sesi aracılığı ile temassız dokunuşlardan mahremiyet alanları yaratacak.

 Alana özgü oyun projeleriyle seyirciyi daha önce de kent içinde farklı teatral yolculuklara çıkaran Mekan Artı ekibi, UNUTMAK Bir Hatırlama Projesinde bu kez İstiklal Caddesi’ni “oyun alanı”na dönüştürüyor. Oyunda seyirci; emekli gazeteci Aret’in yüz yıllık hayat hikâyesiyle, Beyoğlu’nun gizli ve kuytu köşeleriyle çoktan unutulmuş mekânlarında bir tura çıkıyor. Seyircinin kulaklıklarıyla yürüyerek katılacağı, sokaktan geçenlerin de bir parçası olacağı oyunda; var olanla kurgu, metinle gerçek iç içe geçecek.

 Seyirci, Sema Elcim’in yazdığı, Oğuz Utku Güneş’in yönettiği Feramuz Pis!’te Mardin göçmeni Süryani bir ailenin, Feriköy’deki aile yadigârı evlerine ve ağabey Feramuz’un düş gözüyle, aile bireylerinin hayallerinin kesiştiği büyülü gerçek hikâyelerine tanık oluyor. Feramuz Pis!, çokkatmanlı yapısıyla ayrıştırılmış bir “öteki”nin hikâyesi, çağdaş bir tragedya…

 Avusturyalı yazar ve şair Ingeborg Bachmann’ın radyo tiyatrosu olarak yazdığı Manhattan’ın İyi Tanrısı sahne eseri olarak festivalde. Oyun 1957’nin Manhattan’ında geçse de metropol yaşamına ve modern insan ilişkilerine bakışıyla güncelliğini kaybetmiyor.

 Eften Püften Şeyler, seyirciyle oyunları podcast formatında buluşturan yeni oluşum, kulak tiyatrosu Podacto’dan; dilin ilişkilerimizdeki ve hayatımızdaki yerine ve ikili ilişkilere sızan, görülmeyen ancak sezilen yargılara dair bir oyun. Kerem Ayan’ın yönettiği oyunda Nejat İşler, Özgür Emre Yıldırım, Ülkü Duru ve İştar Gökseven rol alıyor. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 14 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden izlenebilecek.

Her Güne Bir Vaka, haftanın günlerinin ismini taşıyan yedi kadından, yedi COVID-19 öyküsü… Sevilay Saral’ın yazdığı Aysel Yıldırım’ın yönettiği oyunda Aysel Yıldırım, Ayşenil Şamlıoğlu, Berna Laçin, Bulut B. Sezer, Elif Karaman, Tülin Özen ve Zeynep Okan rol alıyor. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 14 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden izlenebilecek.

Lear Mutfakta, Shakespeare trajedisi Kral Lear bir mutfak tezgâhında; mutfak malzemeleri eşliğinde sahnelense ortaya nasıl bir oyun ve yemek çıkardı?” sorusuna cevap veriyor. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 14 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden izlenebilecek.

Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’dan oluşan çağdaş dans ikilisi Taldans, ses, ritim ve hareket eksenli çalışmalarını; müzikteki serializm akımının özgün dinamiklerini inceledikleri yeni eserleri Andan Daha Kısa’da sürdürüyor. Taldans yeni projesinde, seriler ve diziler aracılığıyla doğanın ve duyguların matematiğini araştırıyor ve sahneye yansıtmayı hedefliyor. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 14 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden izlenebilecek.

 Olağan-İçi Bir Gezi “ev hali”mizin hiç olmadığı kadar gündemimizde olduğu bir dönemde, seyirciye, kendi evlerine ait odalarda çıkacakları alışılmadık bir yolculuk daveti. Katılımcılar, tıpkı bir sanat galerisini gezer gibi, kulaklıklarından kendilerine seslenecek rehberin yönlendirmesiyle; evlerinin içinde, performatif bir deneyim yaşayacak. Katılımcılar bu performansı, kendi evlerinde dolaşarak cep telefonları üzerinden takip edecekler. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 14 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden takip edilebilecek.

Oyuncularla seyirciyi bir araya getirmeden video, ses, performans ve yerleştirmenin birleşiminden bir estetik ortaya çıkaran Terkedilmiş Kıyılar // Negatif Fotoğraflar; anlatısını ailenin bir araya gelemediği bir aile yemeği üzerine inşa ediyor. Oyuna öncelikle sanal dünyada çevrimiçi olarak katılacak seyirci, ikinci aşamada oyunun gerçekleştiği mekânı ziyaret ettiğinde ise sahnede bildiğimiz anlamda bir oyuncuyla karşılaşmayacak. Seyirciler oyunun tamamlayıcı bir öğesi olan Yapı Kredi bomontiada’daki sahnelemesini, 24 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında saat 10.00-20.00 arasında ziyaret edebilecek. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 21 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden izlenebilecek.

Varlık, 1940’ların İstanbul’unda üç kişilik yoksul bir ailenin, sırtlarına çöken ağır bir yükle, Varlık Vergisi’yle başa çıkmaya çalışmasının öyküsü… Oyun, Türkiye’nin gayrimüslim nüfusu üzerindeki etkileri kuşaklar boyu sürecek ağır sonuçlar yaratan Varlık Vergisi’ne, sıradan bir ailenin perspektifinden bakıyor. Çevrimiçi olarak seyirciyle buluşacak oyun, 14 Kasım -1 Aralık tarihleri arasında, online.iksv.org üzerinden izlenebilecek.

Programın tamamına https://tiyatro.iksv.org/tr/program adresinden ulaşabilirsiniz.