Projeler

ENKA Sahne projesinin bu yıl ki genç yetenekleri açıklandı!

ENKA Sanat’ın, klasik müzik alanında gelecek vadeden genç yeteneklere destek olmak amacıyla hayata geçirdiği ENKA Sahne projesinin bu yıl ki genç yetenekleri, Danışma Kurulu’nda yer alan Viyola Sanatçısı Efdal Altun, Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen Cihat Aşkın, Piyanist ve Akademisyen Gökhan Aybulus, Orkestra Şefi ve Akademisyen Mehmet Girgin, Viyolonsel Sanatçısı ve Akademisyen Dilbağ Tokay tarafından belirlendi.

Sanat Yönetmenliği’ni Cihat Aşkın’ın üstlendiği proje kapsamında genç sanatçılar, Melis Güney (viyola), İlyun Bürkev (piyano), Nehir Kıran (keman), Eren Düzeli (piyano), Zeki Bıkcan (trompet) ve Belit Çiftçi (çello), 23 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek ENKA Sahne Gala Konseri’nde izleyiciyle buluşacak. ENKA Oditoryumu’nda performanslarını sergileyecek genç sanatçılara, Akademisyen ve Piyanist Çağdaş Özkan Korrepetitör olarak eşlik edecek.

Proje kapsamında, ENKA Sahne Gala Konseri’nin çekimleri ünlü belgesel yönetmeni Selçuk Metin tarafından yapılacak. Profesyonel ses ve görüntü kayıtları sanatçıların portföylerine katkı sağlamak amacıyla kendilerine hediye edilirken, 22 Nisan Pazartesi günü ENKA Sanat’ın Youtube kanalından da yayınlanarak çok sayıda izleyicinin beğenisine sunulacak. Konserden bir seçki, gelecek yılın ilk günü Borusan Klasik Radyo’da ENKA Sahne Yeni Yıl Konseri olarak müzikseverlerle buluşacak.

Melis Güney (viyola) – Danışman Efdal Altun 

Tüm sanat dallarında olduğu gibi müzisyenliğin ilk akla gelen özelliği yetenekli olmaktır. Diğer taraftan yeteneğin tek başına hiçbir şey ifade etmediği bir meslektir müzisyenlik. Müzisyen olma yolunda ve hatta tüm meslek hayatı boyunca verimli çalışmak ve sabır, var olan yeteneği işe yarar hale getiren en önemli faktörlerdir. Okumak, dinlemek ve merak etmek de gelişim için çok büyük önem arz eder. Eğitim alınan hocanın yanında, çeşitli ustalardan ve ustalık sınıflarından faydalanmak da eğitim sürecinde büyük önem taşımaktadır. Bu imkanlardan yararlanmak için girişimcilik, sosyallik ve araştırmacı bir yaklaşım gerekmektedir. Gözlemlerime dayanarak Melis Güney’in küçük yaşına rağmen bu özelliklerin çoğuna sahip olduğu kanısına vardım. Hocasının ve ailesinin desteği ve en başta azimli çalışması devam ettiği sürece uluslararası başarılara imza atacak bir viyolacı olacağına inancım tam. ENKA Sanat’ın bu çok anlamlı projesiyle kazandığımız gençlere yenilerinin eklenmesi beni çok mutlu ediyor. Projeye katılan tüm gençlere konser günü başarılar diliyorum.

Nehir Kıran (keman) – Danışman Cihat Aşkın 

Nehir Kıran, müziğe olan tutkusu ve olağanüstü yeteneğiyle dikkat çeken bir genç keman sanatçısıdır. Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı’nda ve Can Özhan Uluslararası Butik Konservatuarı’nda aldığı eğitimlerle kendini geliştirmiş ve yeteneğini ortaya koymuştur. Hem solist olarak başarılı resitaller gerçekleştirmiş hem de quartet ve orkestralarda görev alarak grup şefliği yapan Nehir, paylaşımcı ve hümanist bir yaklaşımla müzik üreterek üstün bir yetenek sergilemektedir. Nehir’in ulusal ve uluslararası konserlerde solist olarak sahne alması, masterclass çalışmalarına katılması ve saygın müzisyenlerden ders almış olması, müziğe olan bağlılığını ve gelecekteki hedeflerini göstermektedir. Nehir Kıran’ın yetenek ve çalışmaları, kendisini müziğin uluslararası dünyasında başarılı bir keman sanatçısı olarak ilerlemeye aday olduğunu göstermektedir.        

İlyun Bürkev (piyano) – Danışman Cihat Aşkın             

İlyun Bürkev, benzersiz yetenekleri ve tutkulu müzik sevgisiyle 14 yaşında Türkiye’nin dikkat çeken genç piyanisti olmuştur. İlyun, dört yaşında başladığı piyano eğitimiyle müzik dünyasına büyük bir adım atmıştır. Kısa sürede pek çok prestijli ödül kazanan İlyun, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda eğitimine devam ettikten sonra Salzburg Mozarteum Akademisi’ne kabul edilmiş ve eğitimini orada sürdürmektedir. Genç yaşına rağmen ulusal ve uluslararası platformlarda başarılarıyla dikkat çeken İlyun Bürkev, yetenekleri ve duygusal derinliğiyle müzik dünyasında geleceğin önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. İlyun, uluslararası yarışmalarda aldığı başarılarla Türkiye’yi gururlandırmış ve adını dünya çapında duyurmuştur. İlyun Bürkev, genç müzisyenlere umut ve ilham kaynağı olmaya devam etmekte ve Türkiye’nin yeteneklerle dolu müzik sahnesine yeni bir soluk getirme potansiyelini göstermektedir.

Eren Düzenli (piyano) – Danışman Gökhan Aybulus 

Eren Düzenli’yi ilk defa jüri üyesi olduğum bir yarışmada dinlemiştim ve gelişimini o günden beri takip etmekteyim. Eren şu ana kadar gördüğüm en yetenekli gençlerden biri. Genç yaşına rağmen piyano üzerindeki hakimiyeti, teknik kabiliyetleri ve müzikal olgunluğu insanı hayretler içinde bırakıyor. Farklı dönem bestecilerden oluşan zengin repertuvarı sürekli büyüyor ve muhteşem piyanistliği sayesinde piyano için yazılmış en zor eserleri bile kolaylıkla seslendirebiliyor. Eren’in ülkemizdeki ve yurt dışındaki başarılarının katlanarak artacağından hiç şüphem yok.

Zeki Bıkcan (trompet) – Danışman Mehmet Girgin       

“Yazarken, hayatı anlatmaya benziyor” diyor Zeki, klasik müzik için. Fırtınalar esiyormuş onun içinde, çalışma ve dinleme arzusu yaratıyormuş kalbinde. 2009 yılında Malatya’da dünyaya gelen Zeki, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Bakhtiyar Matniyazov’un trompet sınıfına kabul edildiği günden beri her fırsat bulduğunda geç saatlere kadar disiplinli çalışmasıyla dikkatimi çekti. Gelişimini takip ettiğim bu genç trompetist orkestrada rahleye geçtiğinde ise yeteneği, teknik düzeyi, dikkati ve söyleneni bir defada uygulama elverişliliği ile hemen kendini gösterdi. Onun kendine seçtiği bu yolda başarılı olacağına inancım sonsuz.

Belit Çiftçi (çello) – Danışman Dilbağ Tokay 

15 yaşındaki Belit Çitçi, birkaç yıldır takip ettiğim ve geçen sene Masterclass’ta birlikte çalışarak, müziğe olan tutkusu, öz disiplini ve her geçen gün ilerleyen tekniği ile birebir tanıma şansı bulduğum parlak bir müzisyen. Şimdiye dek katıldığı uluslararası yarışmalardan ödüllerle ülkemize dönen değerli gencimizin, gelecekte de nice başarıları yakalayacağında inanıyor, Belit’in ENKA Sanat’ın genç müzisyenlerimize sunduğu bu değerli destekle, umutla yoluna devam etmesini diliyorum.

Sanatçı biyografileri için tıklayınız 


ENKA Vakfı, İki Uluslararası Yapıma “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” oldu

ENKA Vakfı, bu yıl Türk tiyatrosunun son 40 yılındaki en önemli isimlerden Işıl Kasapoğlu’nun küratörlüğünde İKSV tarafından düzenlenen 27. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, iki uluslararası yapıma, “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” olarak destek veriyor.

Destek kapsamında tiyatro severlerle buluşacak olan ilk yapım, Mask tiyatrosunun dünya çapında yeniden keşfinin öncüsü kabul edilen Berlin merkezli Familie Flöz’ün trajedi ile kara komediyi birleştirdiği Düğün olacak. Tüm dil engellerini aşan bu sözsüz oyun, bireysel mutluluk arayışı hakkında trajikomik bir öykü anlatırken, ardında sınıf çatışmasından ekolojik meselelere kadar uzanan bir dizi toplumsal eleştiri barındırıyor. Düğün, 7 Kasım ve 8 Kasım’da saat 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelenecek.

ENKA Vakfı’nın sponsorluğunda sahnelenecek ikinci yapım, Anestis Azas’ın tasarlayıp yönettiği, eleştirmenlerin yeni nesil Yunan tiyatrosunun yol göstericisi olarak selamladıkları, komik, teatral sözde-belgesel  Baklava Cumhuriyeti olacak. Oyunda, biri Türk diğeri Yunan bir genç çift, çağdaş Yunan toplumunun çelişkileriyle, ulus kimliğinin sorunsallarıyla ve küresel ölçekte dijital tek bir ulustan oluşacak olası bir geleceğin ütopik gerçeğiyle yüzleşirken izleyiciyi de maceralarına ortak ediyor. Baklava Cumhuriyeti, 17 Kasım ve 18 Kasım’da saat 20.00’de DasDas’ta sahnelenecek.


Yıldız Kenter ve Genco Erkal Belgeselleri Netflix’te yayında !

ENKA Sanat’ın Türk tiyatro tarihinin yapı taşlarını oluşturan birbirinden değerli sanatçıların ilham verici hikâyelerini kayıt altına almak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yapım sponsorluğunu üstlendiği, yapımcılığını Porte Film’in, yönetmenliğini Selçuk Metin’in üstlendiği iki büyük yapım Netflix’te yayına girdi.

Yalnızca bir sanatçının kariyerini değil, aynı zamanda Türk tiyatrosunun da önemli ve büyük bir dönemini anı ve anekdotlarla aydınlatan, Genco Erkal’ın yaşamını konu alan otobiyografik yapım Genco ile Yıldız Kenter’in kişiliğini, hayata ve tiyatroya bıraktığı izleri odak noktasına alan Canikoyu izlemek için linklere tıklayabilirsiniz.


ENKA Vakfı, Hollanda Kraliyet Concertgebouw Oda Orkestrası & Matthias Goerne konserinin Gösteri Sponsoru oldu

ENKA Vakfı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’ne desteklerini sürdürüyor.

Çağımızın en büyük baritonlarından Matthias Goerne, dünyanın köklü senfoni topluluklarından, Amsterdam’ın ünlü Kraliyet Concertgebouw Orkestrası tarafından kurulan Camerata RCO ile aynı sahnede buluşmaya hazırlanıyor.

Alman Lieder geleneğinin yaşayan en önemli temsilcisi olarak kabul edilen Goerne’nin başarılı oda orkestrasıyla seslendireceği repertuvarda Schubert, Brahms, Schumann, Dvořák ve Wolf gibi bestecilerin ölümsüz eserlerinden bir seçki yer alıyor. Hollandalı oda orkestrasının samimi tınısı ile Goerne’nin kudretli sesinin harikalar yarattığı 9 Haziran’daki bu özel proje, ENKA Vakfı’nın Gösteri Sponsorluğu’nda Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun muazzam akustiğinde bu kez İstanbullu müzikseverler için hayat bulacak.

Detaylı bilgi ve bilet; https://muzik.iksv.org/tr/ellibirinci-istanbul-muzik-festivali-2023/hollanda-kraliyet-concertgebouw-oda-orkestrasi-matthias-goerne


ENKA Sahne projesinin bu yılki genç yetenekleri açıklandı!

ENKA Sanat’ın, klasik müzik alanında gelecek vadeden genç yeteneklere destek olmak amacıyla hayata geçirdiği ENKA Sahne projesinin bu yıl ki genç yetenekleri, Danışma Kurulu’nda yer alan Viyola Sanatçısı Efdal Altun, Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen Cihat Aşkın, Piyanist ve Akademisyen Gökhan Aybulus, Piyanist ve Besteci AyşeDeniz Gökçin, Piyanist ve Besteci Fazıl Say ile Çello Sanatçısı ve Akademisyen Dilbağ Tokay tarafından belirlendi.

Sanat Yönetmenliği’ni Cihat Aşkın’ın üstlendiği proje kapsamında genç sanatçılar, Derya Köftecioğlu (arp), Atahan Dinç (keman), Ela Talay (arp), Can Saraç (piyano), Taylan Süha Yeşil (keman), Adil Kerem Ünal (piyano), Ali İlhan Çeliksu (viyolonsel), Şarık Tara’yı anma etkinlikleri kapsamında 09 Nisan Pazar saat 16.00’da gerçekleştirilecek ENKA Sahne Gala Konseri’nde izleyiciyle buluşacak. ENKA Oditoryumu’nda performanslarını sergileyecek genç sanatçılara, Akademisyen ve Piyanist Çağdaş Özkan Korrepetitör olarak eşlik edecek.

Proje kapsamında, ENKA Sahne Gala Konseri’nin görüntü çekimleri ünlü belgesel yönetmeni Selçuk Metin, ses kaydı ise Can Aykal tarafından yapılacak. Profesyonel ses ve görüntü kayıtları sanatçıların portföylerine katkı sağlamak amacıyla kendilerine hediye edilirken, 22 Nisan Cumartesi günü ENKA Sanat’ın YouTube  kanalından da yayınlanarak çok sayıda izleyicinin beğenisine sunulacak.  Konserden bir seçki, gelecek yılın ilk günü Borusan Klasik Radyo’da ENKA Sahne Yeni Yıl Konseri olarak müzikseverlerle buluşacak.

Bu yıl üçüncü yılını dolduran projenin klasik müziğe ve bu alandaki genç yeteneklere destek vermek amacıyla hayata geçirdiklerini ifade eden ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu; “ENKA Sahne projesi, genç sanatçılara maddi destek sağlarken, onlara izleyici karşısında konser deneyimi kazandırmak, bu performansların görüntü ve ses kayıtlarını dijital platformlar üzerinden geniş kitlelere ulaştırmak ve en önemlisi sanatçıların bu profesyonel kayıtları eğitim ve kariyer hayatlarında önemli yer tutan portföylerine katkı sağlamak amacıyla yürütülüyor. Sanatçılarımızın eğitim ve kariyer hedeflerine ulaşabilmeleri için her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaçları olduğu gerçeğinden hareketle yürüttüğümüz bu çok aşamalı projenin bu yıl üçüncü yılını kutluyoruz. Danışma Kurulu’nun büyük bir titizlikle yürüttüğü çalışmalar neticesinde her yıl yeni isimlerle büyüyen ENKA Sahne’nin genç yeteneklerinin başarılarını gururla takip ediyoruz. Farklı enstrümanlarda uzmanlaşmış, Türkiye’nin birbirinden farklı kentlerinden, farklı kültür ve yaşlardaki bu genç sanatçılarımızın ileride pek çok ulusal ve uluslararası başarılara imza atacağına gönülden inanıyoruz.” dedi.

Derya Köftecioğlu (Arp) – Danışman: Efdal Altun

Tarihi M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanan arp, farklı müzik türlerindeki geniş kullanım alanıyla ruhumuza ve kulaklarımıza çok iyi gelen renkli ve özel bir çalgıdır. Arp, kırk yedi teli, yedi pedalı ve gövde yapısı ile çalınması, akordu ve taşınması en meşakkatli çalgıların başında gelir. Bu sene ENKA Sanat’ın bu anlamlı projesinde, bu renkli ve özel çalgı ülkemizi ileride başarıyla tanıtacağına inandığım bir genç tarafından seslendirilecek. Ülkemizde yetişen değerli arpçıların izinden yürüyerek parlak bir kariyer yapacağına inandığım Derya Köftecioğlu’na başarılar diliyorum.

Atahan Dinç (Keman) – Danışman: Cihat Aşkın

11 yaşındaki Atahan, henüz üç yıldır keman çalıyor. Kemana ilk başladığı zamandan beri öğretmeni Can Özhan aracılığı ile takip etme imkanım olan Atahan’ın muhteşem algısı ile ne kadar hızlı ilerlediğine hayranlıkla şahit oldum. Hala da oluyorum. Kendisi ile geçen sene beraber sahne de paylaştığım Atahan’ın öz disiplini, kendine olan güveni ve her geçen gün ilerleyen tekniği ile ileride Türkiye’nin sayılı keman sanatçılarından biri olacağına güvenim sonsuzdur.

 Ela Talay (Arp) – Danışman: Cihat Aşkın

15 yaşındaki arpist Ela Talay, şimdiden uluslararası başarılara imza atmış sıra dışı bir yetenek. CAKA online müzik yarışmasında kazandığı birincilikle ilk defa tanıdığım Ela ile, geçen yaz CAKA Yaz Akademisi’nde de aynı sahneyi paylaştım. Ender bulunan müzikalitesi ve enstrümanına olan hakimiyeti ile ileride adını dünya çapında duyuracak bir sanatçı olacağından eminim.

Can Saraç (Piyano) – Danışman: Gökhan Aybulus

Can Saraç’ın çalışmalarını uzun süredir yakından takip ediyorum; gerçekten müthiş bir yetenek. Müzikal olgunluğu, parlak tekniği ve ustalığı yaşının çok ötesinde. Genç yaşına rağmen ulusal ve uluslararası bir sürü başarıya sahip bu genç meslektaşımın yakın gelecekte müthiş bir kariyere sahip olacağına ve ülkemizi dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil edeceğine eminim.

 Taylan Süha Yeşil (Keman) – Danışman: AyşeDeniz Gökçin  

Taylan Süha, çocukluğundan beri hayatını müziğe adamış birisi ve gelişimini görmekten mutluluk duyuyorum. ENKA’nın sağladığı konser ve profesyonel kayıt ile gelecekteki olanakları en iyi şekilde değerlendireceğine kuşkum yok. Disiplin ve tutkusu her notada belli. Kayıtları ve konseri dinlemeyi heyecanla bekliyorum.

Adil Kerem Ünal (Piyano) – Danışman: Fazıl Say

14 yaşındaki genç yetenek Adil Kerem Ünal, piyano çalmaya başladığı ilk zamanlarda İtalya’da katıldığı Accademia Internazionale Musica Don Matteo Calucci Fasano yarışmasında yaşının üstündeki kategoride birinci olarak dikkat çekmeyi başardı. Yeteneğinin yanı sıra çalışma disiplini ile de başarılı olacağına inandığım genç piyanistlerden biri Adil Kerem Ünal, aynı zamanda Çev Sanat’ın desteklediği genç yetenekler arasında yer alıyor.

Ali İlhan Çeliksu (Viyolonsel) – Danışman: Dilbağ Tokay

Ali İlhan Çeliksu, doğal müzik ruhu, ifade gücü, enstrümanı ile kurduğu ilişki ve hakimiyeti ile hemen göze çarpan bir genç viyolonselci. Genç yeteneklerimizde dikkat çeken ve sahne üzerinde bireysel olarak öne çıkmalarına olanak sağlayan solistik başarılarının ve yarışma derecelerinin yanısıra, oda müziği alanında göstermiş olduğu heyecan, istek, viyolonsel grup şefi olarak içerisinde yer aldığı orkestralarda grubu ve orkestrasını sahiplenen paylaşımcı yönü, onun müzisyen bir genç olarak sadece başarı odaklı değil, gerçek müzik tutkusu ile yol aldığının çok değerli göstergeleri. ENKA Sanat’ın genç müzisyenlerimize sunduğu bu değerli desteğin, Ali İlhan’ın geleceğine ışık tutacağına gönülden inanıyorum.

Sanatçı biyografileri için tıklayınız 


ENKA Sanat’ın yapımını üstlendiği ilk tiyatro oyunu Nuh’un Gemisini Aramak, 26. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyer yaptı 

ENKA Sanat’ın Ortak Yapım projesi kapsamında yapımcılığını üstlendiği Nuh’un Gemisini Aramak, prömiyerini 26. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yaptı. Gökhan Erarslan’ın kaleme aldığı oyun, babalarının siyasi duruşuyla hayatları belirlenen zıt kardeşler aracılığıyla aile mitini mercek altına alırken belleğimiz derinliğine hızla düşen yakın tarih fotoğraflarını gözümüzün önünden geçiriyor.

Nuh’un Gemisini Aramak’ta babadan kalma eski bir kamyonetle doğdukları kasabaya doğru bir seyahate çıkmak mecburiyetinde kalan iki erkek kardeşin geçmişte bıraktıkları anıları birer birer hatırlamalarının hikayesini izliyoruz. Aynı çatı altında yetişip ayrı dünyalar kuran iki kardeş, ıssız bir bozkırda mahsur kalıyor. Kazananın olmadığı bu çatışma alanında küçük kardeşin nişanlısı ve seyircinin şahitliğinde birbirleriyle hesaplaşıyorlar. Akıllarında kalan resimlerde perspektifin, bakanın yeri doğrultusundaki değişimi dikkat çekiyor. Aileden olmayan ama aileye girmek üzere olan bir üçüncü kişinin varlığı, iki kişi arasındaki gerilimin nedenlerine başka bir bakış açısından kesitler sızdırıyor.

Yönetmen Ayşe Draz, Nuh’un Gemisini Aramak’ta seyirciyi “bellek”, “izleme”, “izlenme” ve “şahitlik” temaları üstünden yanılsama üzerine düşünmeye davet ediyor. Oyuncuların sahne üstündeki dünyayı nasıl inşa ettiklerini, kendilerini silerken nasıl birer karaktere dönüştüklerini gösteren; sahnenin yanılsama kuran ve bozan olasılıklarını araştıran oyuncul bir seyir deneyimi paylaşıyor.

Oyunun künyesi 

Yazan: Gökhan Erarslan, Yönetmen: Ayşe Draz, Dramaturg: Özlem Hemiş, Oyuncular: Kutay Kunt, Tutku Erten, Yılmaz Sütçü, Kamera oyuncu: Mert Yılmaz, Haber Spikeri: Tilbe Saran, Yönetmen Asistanı: Simla Güran, Işık Tasarımı: Ayşe Ayter, Kostüm Tasarımı: Şeyma Arslaner, Projeksiyon Tasarımı ve Teknik Operatörler: efrîn nowar, Umut Rışvanlı, Sahne ve Dekor Tasarımı: Ayşe Draz, Özlem Hemiş, efrîn nowar, Umut Rışvanlı, Çekimler: Volkan Işıl

YAPIM: ENKA SANAT


ENKA Vakfı, 26. İstanbul Tiyatro Festivali Kapsamında İki Büyük Yapıma “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” oldu

ENKA Vakfı, bu yıl Türkiye tiyatrosunun son 40 yılındaki en önemli isimlerden Işıl Kasapoğlu’nun küratörlüğünde düzenlenen 26. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, iki büyük uluslararası yapıma, “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” olarak destek verdi. Destek kapsamında izleyiciyle buluşan yapımlar arasında, çağımızın tartışmasız en önemli koreograf ve dansçılarından Akram Khan’ın en yeni koreografisi Orman Kitabı ile, Pier Paolo Pasolini’nin doğumunun 100. yılında, dâhi yönetmenin benzersiz dünyasını dansla yorumlayan Pasolini: Gizli Yangınlar bulundu. Festivalde ayrıca ENKA Vakfı’nın kültür sanat alanındaki çalışmalarını yürüten ENKA Sanat’ın Ortak Yapım projesi kapsamında yapımını üstlendiği, Gökhan Erarslan’ın kaleme aldığı, Ayşe Draz’ın yönetmenliğini üstlendiği Nuh’un Gemisini Aramak prömiyer yaptı.   

25 Ekim-26 Kasım tarihleri arasında zengin bir programla izleyici karşısına çıkan festivalde tiyatro severler, günümüz tiyatrosuna damgasını vuran yönetmen ve koreografların eserlerini izleme fırsatı buldu.  Festival kapsamında Akram Khan Topluluğu, uzun bir aranın ardından “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” ENKA Vakfı’nın destekleriyle bir kez daha İstanbul’a konuk oldu. İngiliz yazar Rudyard Kipling’in unutulmaz romanı Orman Kitabı’nı geleneksel Hint dansı kathak ile çağdaş dansı bir araya getirip çokdisiplinli bir dans tiyatrosuna uyarlayan Akram Khan, Mowgli’yi bu kez karşımıza iklim mültecisi bir kız çocuğu olarak çıkarırken, Stanley Kubrick ve Peter Gabriel gibi önemli isimlerle çalışan ünlü besteci Jocelyn Pook’un eşsiz müziklerinin desteklediği, en son görsel teknolojiyle yaratılan büyülü sahneleriyle Orman Kitabı, 28 Ekim’de Zorlu PSM’de sahnelendi.

“Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” ENKA Vakfı’nın destekleriyle 21 ve 22 Kasım’da İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenen Pasolini: Gizli Yangınlar ise, yönetmen, senarist, oyun yazarı, şair, yazar ve gazeteci, sahip olduğu zengin kültürel birikimle resimden tercümeye pek çok farklı alana katkı sağlayarak ismini sadece İtalya’nın değil 20. yüzyılın en büyük entelektüelleri arasına yazdıran Pier Paolo Pasolini’ye adanmış bir gösteri. Monica Casadei’nin koreografisiyle şekillenen gösteride, geçmişten günümüze insanlığın tutkulu ama çelişkilerle dolu hikâyesi canlandırılıyor.  


Fotoğraf: Muammer Yanmaz

ENKA Sanat, “Caniko” Belgeselinin Yapım Sponsorluğunu Üstlendi

ENKA Sanat,  Türk tiyatro tarihinin yapı taşlarını oluşturan birbirinden değerli sanatçıların ilham verici hikâyelerini kayıt altına almak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yapım sponsorluğunu üstlendiği Yıldız Kenter’in belgeseli Caniko’yu, 20 Haziran Pazartesi akşamı, ENKA Oditoryumu’nda tiyatro severlerle buluşturdu.

Prof. Dr. Dikmen Gürün’ün danışmanlığını üstlendiği belgeselin yönetmen koltuğunda Selçuk Metin oturuyor. Senaryosunu Zeynep Miraç’ın kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini Doğan Sarıgüzel’in üstlendiği Caniko’nun müzikleri Murat Evgin imzası taşıyor. Belgeselin seslendirmesini ise Ayça Bingöl yaptı.

“Türk tiyatrosunun kutup yıldızı” Yıldız Kenter’in kişiliğini, hayata ve tiyatroya bıraktığı izleri odak noktasına alan belgeselde, aynı sahneyi paylaştığı oyuncuların, aile fertlerinin ve öğrencilerinin tanıklıklarına başvuruluyor. İzleyicilere bir özel tiyatronun hangi koşullarda ayakta kaldığını, ülkenin değişen kültürel iklimini ve Kenter Tiyatrosu’nun tarihini de aktaran belgesel, bugüne kadar gün ışığına çıkmamış çok sayıda fotoğraf ve kayıtla da farklı bir içerik sunuyor.

Haldun Dormen, Göksel Kortay, Kadriye Kenter, Derya Alabora, Ayça Bingöl, Hakan Gerçek, Özge Borak, Güzin Özyağcılar, Zeynep Özyağcılar, Atılgan Gümüş gibi sanat dünyasından pek çok ünlü ismin katıldığı gösterimden önce bir konuşma yapan ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu, kuruldukları günden bu yana sanatın sürekliliğine önem veren bir kurum olduklarının altını çizerek “Bu yolculuğumuzda sanatçılarımızla hep yan yana, omuz omuza yol aldık. İşte Yıldız Kenter de, ENKA Sanat’ın 40 yıl önce Bilim ve Sanat Ödülleriyle birlikte yola çıktığı o sanatçılardan biri, kadim dostuydu. Tiyatromuzun duayen isimlerinin ilham verici hikâyelerini kayıt altına alarak gelecek kuşaklara aktarma yolunda ilk adımı, geçtiğimiz yıl Genco Erkal ile atmıştık. Bu yolculuğumuzun ikinci adımı olan, ‘tiyatromuzun kutup yıldızı’ Yıldız Kenter’i anlatan Caniko belgeseli için çok mutlu, çok gururlu ve heyecanlıyız” dedi.


Klasik Müziğin Genç Yetenekleri,  Şarık Tara Anısına ENKA Oditoryumu’nda Sahne Aldı

ENKA Sanat’ın, “Daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat” söyleminden ilhamla oluşturduğu ve gelecek vadeden genç yeteneklere alan açan ENKA Sahne Gala Konseri, Şarık Tara’yı anma etkinlikleri kapsamında 17 Nisan Pazar saat 16.00’da gerçekleşti. Sanat Yönetmenliği’ni Cihat Aşkın’ın üstlendiği ENKA Sahne Gala Konseri’nde genç yetenekler Arcan İsenkul (viyola), Kağan Berişa (korno), Tuna Bilgin (piyano), Deniz Neva Ertürk (piyano), Bade Daştan (keman) ve Ege Dikbıyık (çello) ENKA Oditoryumu’nda sahne aldı. Konserde, çello, korno, keman ve viyola performanslarına Akademisyen ve Piyanist Çağdaş Özkan Korrepetitör olarak eşlik etti.

Danışma Kurulu’nda Viyola Sanatçısı Efdal Altun, Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen Cihat Aşkın, Piyanist ve Akademisyen Gökhan Aybulus, Piyanist ve Besteci AyşeDeniz Gökçin, Piyanist ve Besteci Fazıl Say ile Çello Sanatçısı ve Akademisyen Dilbağ Tokay’ın bulunduğu proje, gelecek yıllarda yeni isimlerle devam edecek.

ENKA Sahne performansları, ENKA Sanat’ın YouTube hesabından izlenebilir.

ENKA Sahne, genç sanatçılara maddi destek sağlarken, konser deneyimi kazandırmak, bu performansların görüntü ve ses kayıtlarını dijital platformlar üzerinden geniş kitlelere ulaştırmak ve en önemlisi sanatçıların bu profesyonel kayıtları eğitim ve kariyer hayatlarında önemli yer tutan portföylerine katkı sağlamak amacıyla yürütülüyor. Bu yıl ki katılımcılardan Deniz Neva Ertürk, (piyano) ENKA Sahne Gala Konseri performans kaydı ile katıldığı, “4th International Competition for Pianists” (Polonya) de birincilik ödülü aldı.

Arcan İsenkul (Viyola) – Danışman: Efdal Altun

“Son yıllarda sayıları artan iyi müzisyenler sayesinde viyola, solistik çalgı olarak sahnelerde daha çok yer almaya başladı. Bir çok genç Türk viyolacı da yurt dışında önemli merkezlerde eğitim görmekte ve mezun olur olmaz da gerek orkestra üyesi ve gerekse solist olarak ülkemizi başarıyla temsil etmekteler. Genç viyolacıların başarılarını gururla takip ederken, ENKA Sanat tarafından bana ikinci kez aday belirleme imkanı verildiğinde bu güzel imkan için aklıma Arcan İsenkul geldi. Arcan’ın, disiplinli çalışması, isteği ve müzikalitesi ile ileride ülkemizi başarıyla tanıtacak müzisyenlerden biri olacağına inanıyorum. ENKA Sanat’ın tanıdığı bu şans, onun bu yolda önemli motivasyon kaynaklarından biri olacak. Başarılar ve şimdiden tebrikler Arcan.” – Efdal Altun 

Kağan Berişa (Korno) / Danışman: Cihat Aşkın 

“Kağan Berişa genç yaşında, olağanüstü zor bir çalgı olan Korno’yu büyük bir ustalıkla çalarak geleceğin genç yıldızlarından biri olma yolunda adını altın harflerle yazdırmıştır. Korno uluslararası müzikte tanımlanmış olan en güç çalgılardan biridir. Bu çalgının dünyadaki iyi icracıları sayıca iki elin parmakları kadardır. Kağan, gencecik yaşında bu çalgıya gönül vermiş ve ustalığa ulaşmak anlamında büyük bir mesafe katetmiştir. Elbirliği ile bu gencimize destek vererek onu öncelikle ülkemizde ve sonra da dünyada hak ettiği mevkiyi bulacak bir kıymete sahip kılmalıyız. Bu nedenle, bu sene aynı zamanda CAKA yarışmasında nefesli çalgılar alanında Altın Yıldız madalyasını kazanmış olan Kağan’ı gururla desteklediğimi söylemekten mutluluk duymaktayım. ENKA Sahne’de kazanacağı deneyim ile de uluslararası alanda sunabileceği iyi bir fırsata sahip olacağı için de ayrıca mutluyum.” – Cihat Aşkın 

Tuna Bilgin (Piyano) / Danışman: Gökhan Aybulus 

“Tuna Bilgin, ülkemizde var olan nadir yeteneklerden biridir. Olağanüstü tekniği, yaşının çok ötesinde müzikal anlayışı, enstrümanına hakimiyeti ve zengin repertuvarıyla kendini belli etmektedir. Ülkemizde ve yurt dışında gerçekleştirdiği konserlerde büyük beğeni toplayan Tuna, ulusal ve uluslararası yarışmalarda aldığı derecelerle de bizleri gururlandırmaktadır. Enka Sanat’ın gerçekleştireceği bu önemli etkinliğe Tuna’yı önerdiğim için çok mutlu ve gururluyum, onu dinlediğinizde bu yazıda ne demek istediğimi net olarak anlayacaksınız.” – Gökhan Aybulus

Deniz Neva Ertürk (Piyano) / Danışman: AyşeDeniz Gökçin 

“Neva, yaşından çok ileride yorum kabiliyeti, tutkusu ve üstün tekniği ile onu ilk üç saniye dinlediğim anda beni etkiledi! “İste bu!” diye içimden haykırdım. İleriki zamanlarda bol bol ondan yeni eserlerin kaydını dinlemeyi heyecanla bekliyorum. Umarım videolar çekerek tüm dünya ile bu yolculuğunu paylaşır. ENKA Sanat sayesinde umarım çok daha hızlı hak ettiği yerde kendini bulacaktır.” – AyşeDeniz Gökçin

Bade Daştan (Keman) / Danışman: Fazıl Say 

“Bade Daştan çok küçük yaşlarda yeteneğini olağanüstü belli etmiş ve henüz 13 14 yaşlarında olmasına rağmen;  üstün seviyede ve olgunlukla müzik yapan, keman çalan bir yeteneğimizdir. Kendisinin ileriki yıllarda yeteneğini geliştirerek ve gelişimini tutkuyla sürdürerek önemli bir kariyer yapacağına inanıyorum. Bunun Türkiye için bir kazanç olacağına canı gönülden inanıyor ve onu destekliyorum.” – Fazıl Say

Ege Dikbıyık (Çello) / Danışman : Dilbağ Tokay 

“Tüm dünyayı etkileyen, hayatlarımız ve sağlığımızla sınandığımız, bu zorlu dönemden çıkarken, henüz daha kendini geliştirme çağındaki genç müzisyenler için endişeli olmadığımı söylemem çok zor. Kurulu ve süregelmiş bir sistem içerisinde, çalışma ve sergileme paydalarının her ikisinde de enstrümanı ile varlığını ortaya koyabilmiş gençlerimiz, evlerinde ve online geçirilen bu sürecin sonunda nasıldılar… İşte Ege Dikbıyık’ı tam da bu sürecin sonunda, büyük bir mutlulukla tanıdım. Ege’nin viyolonseliyle kurduğu ilişki, performans sırasındaki konsantrasyonu, azmi ve tutkusu hemen farkedilir bir şekilde dinleyiciye geçiyordu. ENKA Sanat’ın genç müzisyenlerimize sunduğu bu değerli destek için Ege’ye inanıyor, ENKA Sahne’nin onun geleceğine ışık tutması ve umutla yol almasını diliyorum.” – Dilbağ Tokay 

Sanatçı biyografileri için tıklayınız 


Uluslararası Yapımlar, ENKA Vakfı Desteği ile tiyatro severlerle buluşuyor

ENKA Vakfı, 22 Ekim’de “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Uluslararası Yapımlar Gösteri Sponsoru olarak, 3’ü fiziksel, 7’si çevrimiçi olmak üzere, yurt dışından toplam 10 yapımı tiyatro severlerle buluşturuyor.

30 yılı aşkın süredir  sanata katkılarını çok yönlü olarak sürdüren ENKA Vakfı, İKSV tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali’ni bu yıl “Uluslararası Yapımlar Gösteri Sponsoru” olarak destekliyor. Ülkemiz tiyatro sahnesine büyük katkıları olan bu iki vakfın işbirliği, Avustralyalı yazar-yönetmen Simon Stone’un imzasını taşıyan, çağdaş tiyatro topluluğu Internationaal Theater Amsterdam’ın ödüllü yapımı Medea ile kendine özgü bir tiyatro dünyasına sahip İtalyan yönetmen ve oyuncu Pippo Delbono’nun Neşe’sini sanatseverlerle buluşturuyor. Klasik eserlere getirdiği yorumlarla dikkat çeken İngiliz tiyatrosunun yetenekli yazar ve yönetmeni Robert Icke de 21. yüzyıla uyarladığı Oedipus ile festivale konuk oluyor.

Olumsuzlukların ancak dayanışmayla aşılabildiği zor bir sürecin ardından, tiyatro severlere yeniden büyük uluslararası yapımları sahnede izleme şansı sunabilmekten mutluluk duyduklarını belirten ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu “Sanatçılara destek olmak ve sanatın izleyiciyle her koşulda buluşmasını sağlamak üzere kültür-sanat kurumlarıyla olan işbirliklerimiz artarak devam ediyor. Gerek ENKA Vakfı, gerekse Vakfın kültür sanat alanındaki faaliyetlerini yürüten markası ENKA Sanat, İKSV ile de uzun yıllardır pek çok projede yan yana duruyor. Geçtiğimiz yıl Yerli Yapımlar Gösteri Sponsorluğu’nu üstlendiğimiz İstanbul Tiyatro Festivali’nde, bu yıl Uluslararası Yapımlar Gösteri Sponsoru olarak, İKSV ve diğer festival destekçileri ile birlikte, hem tiyatro dünyasına, hem de tiyatro severlere nefes aldırmayı hedefliyoruz” dedi.

22 Ekim – 20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nde ENKA Vakfı’nın katkılarıyla çevrimiçi izlenebilecek 7 yabancı yapım da yer alıyor. “Golden Mask İstanbul’da Çevrimiçi” teması kapsamında Ayı, Boris ve Güneşin Çocukları oyunları, ünlü koreograf Crystal Pite’tan Betroffenheit ve Müfettiş, dans severler için, dört farklı koreografın imzasını taşıyan Bugün Yaratmak ve çocuklar için Alice festival boyunca tüm Türkiye’den çevrimiçi olarak izlenebilir.

25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programına tiyatro.iksv.org/tr/program, biletlerine ise passo.com.tr adresinden ve İKSV ana gişeden ulaşılabilir.


ENKA Vakfı, “Sahnede İsyan” Ufuk & Bahar Dördüncü Konserinin Gösteri Sponsoru Oldu 

ENKA Vakfı, bugüne kadar az denenmiş özgün fikirlerin ve kurguların peşinden koşan, özellikle çağdaş müzik alanında ülkemizin sesini tüm dünyaya duyurmaya yönelik başarılı çalışmaların altına imza atan Ufuk & Bahar Dördüncü ikilisinin, 49. İstanbul Müzik Festivali kapsamında gerçekleştireceği “Sahnede İsyan” konserine gösteri sponsoru oldu.

Dünya çapında başarı kazanan albümleriyle müzikseverlerin hayranlığını kazanan Ufuk & Bahar Dördüncü, kusursuz teknikleri ve seslendirdikleri eserlere kattıkları hem derin hem de ilham verici hayal güçleriyle sonsuz bir dünyanın kapılarını aralıyorlar. Özellikle 20. ve 21. yüzyıl müzik dünyasının yenilikçi eserleriyle oluşturdukları repertuvarlarında Debussy ve Stravinsky’nin rolü kuşkusuz ki çok büyük. “Sahnede İsyan” tam da bu noktada ortaya çıkmış bir proje.

1912-1913, Debussy’nin Jeux’u ve Stravinsky’nin Bahar Ayini’nin klasik müzik dünyasında çok büyük yankılar uyandırdığı yıllar… Rusya’da devrim ateşi tutuşmaya başlarken, bale sahnesinde Sergei Diaghilev ve gelmiş geçmiş en büyük bale sanatçısı Vaclav Nijinsky, “Ballet Russes” dönemini başlatıyordu. Müzik, şiir ve dansın bu estetik dönüm noktasından hareketle Ufuk & Bahar Dördüncü’nün son derece etkileyici projesi “Sahnede İsyan”, iddialı bir meydan okuma, coşkulu bir dönemin yeniden çağrılması…

“Ballet Russes”nin müzikal, edebi ve koreografik malzemesinin en değerli taşları Debussy ve Stravinsky’nin eserlerinden oluşan bu proje, Jean-Luc Godard’ın asistanı Fabrice Aragno tarafından filmleştirildi.

Sanatçının doğa, dans, Mısır ve Prag devrimlerinden esinlenerek oluşturduğu filmin adeta içine girerek, yorumlarıyla görsel ve işitsel bir türbülans yaratan Ufuk & Bahar Dördüncü’yü, Saint Benoît Fransız Lisesi’nin zamana karşı duran avlusunda izlemek, müzik ile imgenin isyankâr aşkına davet edecek bizleri…

Konser Programı:


ENKA Sanat’tan Klasik Müziğin Genç Yeteneklerine Büyük Destek: ENKA Sahne 

Bugüne dek, sanatın farklı alanlarında üretim yapan pek çok genç yeteneğe yönelik teşvik, destek ve burs programları yürüten ENKA Sanat, “Daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat” söyleminden ilhamla yeni projesi ENKA Sahne’yi hayata geçirdi. Proje ilk yılında, yetenekleri ve başarıyla ön plana çıkan, sanat hayatının başındaki sekiz genç sanatçıyı sanatseverlerle buluşturdu. Sanat Yönetmenliğini Cihat Aşkın’ın yaptığı ENKA Sahne, klasik müzik alanında gelecek vadeden genç sanatçıların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri ve yeniyi deneyebilecekleri bir platform sunuyor.

Viyola Sanatçısı Efdal Altun, Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen Cihat Aşkın, Piyanist ve Akademisyen Gökhan Aybulus, Piyanist ve Besteci AyşeDeniz Gökçin, Piyanist ve Besteci Fazıl Say ile Çello Sanatçısı ve Akademisyen Dilbağ Tokay tarafından seçilen sekiz sanatçının ilham verici performanslarının ilki 26 Temmuz’da yayınlandı. Tüm performansların birer gün arayla yayına gireceği serinin tamamı, 8 Ağustos’a kadar ENKA Sanat’ın YouTube kanalında tamamlandı.

Dört değerli piyanist Beren Gürcüoğlu, Damla Ece Karataş, Buğra Çankır ve Arya Su Gülenç’in yanı sıra, vibrafon sanatçısı Çetin Özen, viyolonsel sanatçısı Ali Aras Özcan ile keman sanatçıları Duru Önhon ve Doruk Deniz Aksu, bu dönemin parlayan yıldızları olarak ENKA Sahne’deki yerlerini aldı. Keman ve viyolonsel performanslarına Akademisyen ve Piyanist Çağdaş Özkan korrepetitör olarak eşlik etti.

ENKA Sahne performansları, ENKA Sanat’ın YouTube hesabından izlenebilir.

Damla Ece Karataş (Piyano ) / Danışman: AyşeDeniz Gökçin

“Damla Ece Karataş’ı, ilk kez sosyal medyada yaptığım bir projede dinleme şansım oldu ve sonra konserimde bestemi çalması için davet ettim. Yeteneği, daha ilk notaya bastığı an kendini belli etti. Müzikalitesi ve yaşından çok daha olgun yorum kabiliyeti, aynı zamanda da gelişmiş tekniği ile kendini ayırt eden ve gelecekte çok başarılı olacağına inandığım bir genç. ENKA Sanat’a bu muhteşem proje ile gençlere ve sanata verdiği değerden dolayı teşekkür ederim. Sahip çıktığımız her yetenek binlerce kat fazlasıyla topluma değer katacak.” – AyşeDeniz Gökçin

Doruk Deniz Aksu (Keman)  / Danışman: Cihat Aşkın

“Genç neslin en yetenekli kemancılarından biri olan Doruk Deniz Aksu, kemana olan sevgisi, üstün çalışma gayreti, sofistike yeteneği ve pırıltılı zekası ile gelecek neslin en önemli sanatçılarından biri olacaktır. Onun yeteneği daha şimdiden müzik çevrelerinde takdir toplamıştır. Doruk’un  başarı basamaklarını hızla tırmanarak hedefine ulaşacağından eminim.” – Cihat Aşkın

Arya Su Gülenç (Piyano) / Danışman: Fazıl Say

“Öğretmen bir ailenin çocuğu olan Arya Su Gülenç, evinde dijital piyano ile çalışırken, ona hediye ettiğimiz piyano ile çalışmalarını ilerleterek, kendi yaş grubunda Dünya Birincisi oldu. Bu bizler için gurur verici. Bu gençlerimizin dünya seviyesinde üretimine, kültür ve sanata destek sağlayan ENKA’ya müteşekkirim.” – Fazıl Say

Ali Aras Özcan (Viyolonsel) / Danışman: Dilbağ Tokay

“Şu an 12 yaşında olan öğrencim Ali Aras Özcan, 2018 yılında konservatuvara girerek, sınıfımızın en başarılı mezunlarından Poyraz Baltacıgil ile çalışmaya başlamış, başladığı günden 2020 yılında sınıfımın tam zamanlı öğrencisi olana dek, kendisi ile ayda bir kez çalışmış ve gelişimini viyolonsele başladığı ilk günden bu yana birebir takip etmekteyim. Ali Aras Özcan, eğitmen bir aileden gelerek, derslerinde sorumlu ve çalışkan bir öğrenci olmakla birlikte; müziğe, müzikle kendini ifade etmeye, müziğin yarattığı duygu durumlarını yaşamaya her zaman istekli, meraklı, yetenekli ve müzik tutkusu olan bir genç sanatçı adayı. Konservatuvardaki başarısı haricinde, konser vermek, dinleyiciyle buluşmak ve sahnede olmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyan Aras, sanatın ve müziğin birleştirici gücünü, hem içgüdüsel olarak yaşıyor, hem de arkadaşlarıyla müzik yapmaktan duyduğu mutlulukla, bu misyonu paylaşımcı yönüyle de geliştirmekte. Aras’ın gelecekte ülkesinin değer ve ilkelerinin bilincinde, çok başarılı, sahnede ışıldayan bir sanatçı olacağına inanıyor, onu ENKA Sahne projesinin en küçük müzisyeni olarak görmekten büyük mutluluk duyuyorum.” – Dilbağ Tokay

Çetin Özen (Vibrafon & Trampet) Danışman: Efdal Altun

“Bazı çalgılar vardır ki solistlik çalgı anlamında diğerlerine göre adeta  bestecilerin göz bebeğidir. Keman, viyolonsel ya da piyano bu çalgılardan ilk akla gelenlerdir. Vurmalı çalgılar  grubu ise senfonik konserlerde aldıkları büyük alkışlara rağmen solistik çalgı olarak bestecilerin aklına kolay kolay gelmez. Tabi bazı müzisyenler bu algıyı değiştirme kapasitesine ve yeteneğine sahiptirler. İşte Çetin Özen de çalışma disiplini ve yeteneği ile vurma çalgıları solistik çalgı olarak tanıtma ve hatta kendi adına beste yazılma potansiyeline sahip genç bir müzisyen. Onun gibi gençleri destekleme görevini yerine getirme şansını verdiği için ENKA Sanat’a ve bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” – Efdal Altun

Buğra Çankır (Piyano) / Danışman: Cihat Aşkın

“Otizmli genç sanatçı Buğra Çankır’ın müzik sevgisini ve azimli çalışkanlığını başından beri takip ediyorum. Otizmli insanların topluma verecekleri mesajın bayrak taşıyıcısı olan Buğra Çankır’ın bu projeye dahil olması benim için çok önemliydi. Buğra azimle çalışarak tüm güçlüklerin üstesinden geldi ve başardı. Onun başarısı tüm insanlığa örnek olsun…” – Cihat Aşkın

Duru Önhon (Keman) / Danışman: Fazıl Say

“Duru Önhon, müzik ruhu, ifade gücü, sanatına olan bağı ile yaşının çok ilerisinde bir yetenek; ülkemiz için kemancılığıyla ve kişiliğiyle dünyada da çok önemli kazanımlar sağlayacak, bundan hiç şüphem yok. Ülkemizdeki genç yeteneklerin dünya yarışında var olabilmesi için, onların desteklenmesi büyük bir önem taşıyor. ENKA, yaklaşık yirmi beş yıldır, hem  yurt dışında okuttuğu gençler hem de yurt içinde düzenlediği organizasyonlar ile, ülke kültürüne ciddi bir katkı sağlıyor.” – Fazıl Say  

Beren Gürcüoğlu (Piyano) / Danışman: Gökhan Aybulus

“Beren Gürcüoğlu genç yaşına rağmen büyük işler başarmış, müthiş bir piyanist. Çok yetenekli ve  disiplinli. Yakın zamanda  ülkemizde ve yurt dışında adını sıklıkla duyacağımıza şüphem yok. ENKA Sahne’nin gerçekleştirdiği kaydı izlediğinizde ne demek istediğimi eminim anlayacaksınız.” – Gökhan Aybulus

Sanatçı biyografileri için tıklayınız 


ENKA Sanat, “Genco” Belgeselinin Yapım Sponsorluğu’nu Üstlendi

ENKA Sanat’ın yapım sponsorluğunu üstlendiği, Türk tiyatrosunun usta ismi Genco Erkal’ın kariyerini ve sanat hayatını ele alan belgesel, 16 Ağustos Pazartesi akşamı ilk kez seyirci karşısına çıktı. Senaryosunu Genco Erkal’ın yazdığı ve bu nedenle benzerine az rastlanır otobiyografik bir nitelik de taşıyan belgeselin yapımcılığını ve yönetmenliğini Selçuk Metin, görüntü yönetmenliğini Uğur İçbak üstlendi. İzleyiciyi Genco Erkal rehberliğinde geçmişte bir yolculuğa çıkartan belgesel, bugüne kadar 55 oyun yönetmiş, 80 oyunda oynamış, 9 oyun çevirmiş, 23 uyarlama yapmış ve 1 oyun yazmış sanatçının, bütünüyle tiyatroya adanmış yaşam öyküsünü anlatıyor.

Sanatçının çocukluk, gençlik ve meslek hayatının çok büyük bir bölümünün geçtiği, aynı zamanda dönemin sosyo-kültürel hayatının şekillendiği İstiklal Caddesi’nde başlayan belgesel, kronolojik bir sırayı takip etmekten ziyade, olaylar, zamanlar ve mekanlar arası çağrışımlarla, geçişli olarak ilerliyor. Bu tarihi yolculuğun ilk durağı, sanatçının 22 yaşında profesyonel sahneye ilk adım attığı, bugün restorasyon sürecindeki Muammer Karaca Tiyatrosu. Akışın omurgasını oluşturan ve sırasıyla ziyaret edilen Karaca Tiyatrosu, Ali Paşa Han, Arena Tiyatrosu, Küçük Sahne, Ses Tiyatrosu ve Kenter Tiyatrosu ise hem sanatçının hayatında ve kariyerinde, hem de Türk tiyatro tarihinde önemli ve özel bir yer tutuyor. 90 dakikalık belgesel, Genco Erkal’ın ve Dostlar Tiyatrosu’nun arşivinden belgeler, fotoğraflar ve videolar ile izleyicilere görsel açıdan da zengin, benzersiz bir serüven sunuyor.

ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu yaptığı açılış konuşmasında “Türk tiyatrosuna katkılarımızı bir adım öteye taşımak amacıyla bir süredir üzerinde çalıştığımız ‘Genco’, gelecek nesillere ülkemiz tiyatro tarihi alanında önemli bir kaynak bırakabilmek adına bizi son derece gururlandıran ve heyecanlandıran bir proje. Yalnızca bir sanatçının kariyerini değil, Türk tiyatrosunun da önemli ve büyük bir dönemini anı ve anekdotlarla aydınlatan bu belgeseli, ülkemiz tiyatro tarihi arşivlerine ve özellikle de gelecek nesillere armağan ediyoruz.” dedi.

Gösterimin ardından konuşan sanatçı Genco Erkal ise, belgeselin çekimini mümkün kılan ENKA Sanat’a teşekkür ederek “İnsan hayattan daha ne bekleyebilir ki, bu benim için çok büyük bir armağan” dedi.


ENKA Sanat’tan Çocuklar İçin Müzikli Masal: “Peter ve Kurt”

ENKA Sanat, Barış İçin Müzik Vakfı’nın kuruluşunun 15. yılı vesilesiyle hazırlanan “Peter ve Kurt” senfonik masalının Proje Destekçisi oldu. Müzikal, Türkiye’de ilk kez bir çocuk orkestrası tarafından çevrimiçi olarak icra edilen bir konser olma özelliği taşıyor.

20. yüzyılın en önemli bestecilerinden biri Prokofiev’in çocuklar için yazdığı ve bugüne dek Sting, David Bowie, Sophia Loren, Sean Connery, Ben Kingsley, Patrick Stewart ve Sharon Stone gibi önemli sanatçılar tarafından seslendirilen “Peter ve Kurt” metninin Türkçe çevirisi, değerli öykü yazarı ve çevirmen Tomris Uyar’a, anlatım uyarlaması da usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal’a ait.

Şebnem Bozuklu’nun anlatıcı olduğu bu müzikalde çocuklar, her biri ayrı bir karakterle özdeşleşen orkestradaki enstrümanlar ile tanışırken, diğer yandan müzik yoluyla hikaye dinlemeyi de keşfedecekleri heyecanlı bir yolculuğa çıkacak. Sadece çocuklar için değil, müziğin büyüleyici ve birleştirici dünyasını keşfetmek isteyen her yaştan izleyici için de keyifli bir deneyim vadeden müzikali izlemek için herkesi ekran başına bekliyoruz.

Dijital ortama aktarılarak dünyanın dört bir yanından çocuğa ulaşması hedeflenen bu özel müzikali linkten izleyebilirsiniz.


ENKA Vakfı’ndan Yerli Yapımlara Büyük Destek

ENKA Vakfı, 14 Kasım- 1 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen, çevrimiçi programı 28 Aralık’a kadar uzatılan 24. İstanbul Tiyatro Festivali’nin, Yerli Yapımlar Gösteri Sponsoru oldu. Festival bu yılki programında pandemiden olumsuz etkilenen yerli topluluklara geniş yer açtı. Festivalin Yerli Yapımlar Gösteri Sponsoru ENKA Vakfı, festival kapsamında fiziki mekânlarda ve çevrimiçi platformda gösterilen 20 yerli yapıma destek verdi. Bu 20 yapımın 18’i festivalde prömiyerini gerçekleştirdi. Festivalin fiziki performansları COVID-19 önlemleri altında DasDas, Fişekhane, Moda Sahnesi, Zorlu PSM, YapıKredi bomontiada, Caddebostan Kültür Merkezi, Surp Vortvots Vorodman Kilisesi gibi mekânlarda; tüm Türkiye’den ve dünyadan erişilebilen çevrimiçi performanslar ise online.iksv.org adresinde izleyiciyle buluştu.

Festivalde 14 fiziki ve 11 çevrimiçi yapım sahnelendi. Festivalin fiziki gösterilerini 2500’e yakın kişi, çevrimiçi gösterilerini ise 13 bin’i aşkın kişi izledi.

Ben “Sevgili Milena”, Franz Kafka ve Milena Jesenská aşkının günümüze ulaşmamış “eksik parçaları”nı hayal ederek ikili arasındaki mektuplaşmaları kurguluyor. kOmİk, bir çiftin bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüde birbirleriyle ve kendileriyle verdikleri mücadeleyi anlatanıyor. Madam Giyotin, gerçek hayatta yolları hiç kesişmemiş olsa da eylemleri ve fikirleriyle Fransız Devrimi’nin birer parçası olmuş ve giyotinle idam edilmiş dört kadını; feminist oyun yazarı Olympe, gözü pek suikastçı Charlotte, cesur casus Marienne ve inatçı, ileri görüşlü kraliçe Marie’yi zamansız ve mekânsız bir ortamda buluşturuyor. Farklı sınıf, kültür ve çevreden kadınların dilinden monologlardan oluşan Tut! Bırak! da sözcükler, dans ve enstalasyonla iç içe geçiyor, kadınların hikâyelerinden performatif bir alan ve eylem yaratılıyor. Tiyatro Oyun Kutusu’nun kapağı açılıyor ve kutudan üç kısa oyun çıkıyor: Sonrası Sessizlik, Karanlıkve Ölü Kadınlar Diyarı. Çehov’un yazdığı son oyun olan Vişne Bahçesi’nin karakterleri, içinden geçtikleri büyük değişimle kendi bildikleri şekilde baş etmeye çalışırken, aslında kendilerinden sonraki insanlara bir hikâye anlatıyorlar.

Ben Anadolu’da, Kibele’den Theodora’ya, Eftelya’dan Hürrem’e uzanan, Anadolu’nun farklı çağlarına tanıklık eden kadınlar Ayça Bingöl’ün yorumuyla vücut buluyor. Distopya edebiyatının kült eseri Fahrenheit 451 bu zamana, bizim dünyamıza dair sözünü bu kez sahneden söylüyor. Dublörün Hikâyesi, dublörlük sanatının gerektirdiği yüksek tempolu performansların birbirini izlediği eğlencesi eksik olmayan bir oyun.  Map to Utopia, seyircinin konumunu pasif izleyiciden aktif katılımcıya dönüştürerek, tüm farklılıkları içinde birbirini duymayı öneren bir kent geleceği fikrini yerleştiriyor. Iphigenia Aulis, Antik Yunan’ın bilinen üç büyük tragedya yazarından biri olan Evripides’ten, farklı mitolojilerde konu edinilen kurban ritüelini merkezine alan bir klasik. Gomidas, Osmanlı döneminde yaşamış, Ermeni, Osmanlı ve dünya kültüründe kuvvetli bir iz bırakmış büyük bir sanatçı; müzisyen ve müzik araştırmacısı Gomidas’ın hayat hikâyesine bir yolculuğa çıkartıyor. Ne Düşündüğünü Biliyorum, Yapı Kredi bomontiada’nın 4. katında, performansçıların hareket halindeki bedenleri; canlı müzik ve insan sesi aracılığı ile temassız dokunuşlardan mahremiyet alanları yaratıyor. UNUTMAK Bir Hatırlama Projesi İstiklal Caddesi’ni “oyun alanı”na dönüştürüyor.

Feramuz Pis!’te Mardin göçmeni Süryani bir ailenin, Feriköy’deki aile yadigârı evlerine ve ağabey Feramuz’un düş gözüyle, aile bireylerinin hayallerinin kesiştiği büyülü gerçek hikâyelerine tanık oluyor. Manhattan’ın İyi Tanrısı, 1957’nin Manhattan’ında geçse de metropol yaşamına ve modern insan ilişkilerine bakışıyla güncelliğini kaybetmiyor. Eften Püften Şeyler, seyirciyle oyunları podcast formatında buluşturan yeni oluşum, kulak tiyatrosu Podacto’dan; dilin ilişkilerimizdeki ve hayatımızdaki yerine ve ikili ilişkilere sızan, görülmeyen ancak sezilen yargılara dair bir oyun. Her Güne Bir Vaka, haftanın günlerinin ismini taşıyan yedi kadından, yedi COVID-19 öyküsünden oluşuyor. Lear Mutfakta, Shakespeare trajedisi Kral Lear bir mutfak tezgâhında; mutfak malzemeleri eşliğinde sahnelense ortaya nasıl bir oyun ve yemek çıkardı?” sorusuna cevap veriyor.

Taldans, ses, ritim ve hareket eksenli çalışmalarını; müzikteki serializm akımının özgün dinamiklerini inceledikleri yeni eserleri Andan Daha Kısa’da sürdürüyor.  Olağan-İçi Bir Gezi “ev hali”mizin hiç olmadığı kadar gündemimizde olduğu bir dönemde, seyirciye, kendi evlerine ait odalarda çıkacakları alışılmadık bir yolculuk daveti sunuyor. Oyuncularla seyirciyi bir araya getirmeden video, ses, performans ve yerleştirmenin birleşiminden bir estetik ortaya çıkaran Terkedilmiş Kıyılar // Negatif Fotoğraflar; anlatısını ailenin bir araya gelemediği bir aile yemeği üzerine inşa ediyor. Varlık, 1940’ların İstanbul’unda üç kişilik yoksul bir ailenin, sırtlarına çöken ağır bir yükle, Varlık Vergisi’yle başa çıkmaya çalışmasının öyküsünü aktarıyor.


ENKA Sanat, Istanbul Fringe Festival 2020’nin Açılış Etkinliği Sponsoru Oldu  

ENKA Sanat, bu yıl 21 – 27 Eylül tarihleri arasında ikincisi gerçekleştirilecek Istanbul Fringe Festival 2020 Online’ın açılış etkinliği sponsoru oldu. 21 Eylül akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilen festival açılış etkinliği kapsamında, Işıl Bıçakçı Dance Project’in Hâl / Status performansı, ENKA Sanat’ın katkılarıyla, aynı zamanda festivalin YouTube sayfasından ve sosyal medya hesapları üzerinden yayınlandı.

“Hâl / Status” – Işıl Bıçakçı Dance Projects – Türkiye
(I) Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet; davranış, tavır.
(II) a. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
(III) (mec.) Kötü durum, sıkıntı, dert.
(IV) a. (tar.) Tahttan indirme.Koreografi: Işıl Bıçakçı
Müzik: Mendelssohn String Quartet no.2 op.13 in A minor
Işık Tasarımı: Işıl Bıçakçı
Koregrafi Asistanı: Ferhat Güneş
Performans: DemetAksular, Emre Olcay, Ferhat Güneş, OzanAkgün.


Beş Kültür – Sanat Kurumu “Ortak Yapım” Projesi’nde Bir Araya Geldi

Tiyatro alanında yeni oyun üretimine destek sağlamak amacıyla Haziran ayında Ortak Yapım projesi için bir araya gelen BKM, DasDas, ENKA Sanat, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Zorlu PSM, projenin sonuçlarını 27 Ekim Salı günü Zorlu PSM Sky Lounge’da gerçekleşen bir basın toplantısıyla açıkladı. 10 yeni yapımın ülkemiz tiyatrosuna kazandırılmasını amaçlayan Ortak Yapım projesi kapsamında desteklenecek oyun metinlerinden beşinin yazarı projenin seçici kurulu tarafından belirlenmiş; kalan beş metin için ise açık çağrı yapılmıştı. Açık çağrıya bir ay gibi kısa bir sürede toplam 786 proje başvurmuştu. Başvuru ve değerlendirme sürecinin ardından destek almaya hak kazanan oyunlar seçici kurul tarafından belirlendi.

Ön Değerlendirme Kurulu ile Tiyatro Sanatçısı Demet Akbağ, Zorlu PSM Programlama Yöneticisi Duygu Bayram, Tiyatro Sanatçısı Mert Fırat, Dramaturg Beliz Güçbilmez, Tiyatro Eleştirmeni, Akademisyen, Yazar Dikmen Gürün, ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu, Tiyatro Sanatçısı Tilbe Saran ve İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz’dan oluşan Seçici Kurul, açık çağrıya gelen başvurular arasından, Ortak Yapım projesi kapsamında desteklenecek oyunlara oy çokluğuyla karar verdi. Proje kapsamında Ceyda Aşar’ın “Oysa, Maviydi Gök Bu Sabah”, Gökhan Erarslan’ın “Nuh’un Gemisini Aramak”, Şamil Yılmaz’ın “Haset”, Ülkü Oktay’ın “Fikri’nin Vişne Bahçesi” ve Zeynep Kaçar’ın “Şirket” isimli oyunları desteğe değer bulundu. Oyun yazarlarına 7.500 TL tutarında destek verilecek.

Seçilen beş oyuna ek olarak, Seçici Kurul tarafından belirlenen beş oyun yazarı da proje kapsamında sahnelenecek oyunlarının yazımını tamamladı. Ortak Yapım projesi için Ahmet Sami Özbudak “Şimdi Gerçek Bir Şey” isimli oyunu, Ceren Ercan “Beni Sakın Yumruklardan” isimli oyunu, Ebru Nihan Celkan “Bir İhtimal Daha Var” isimli oyunu, Firuze Engin “Kusursuz Çiftin Harikulade Serüvenleri ” isimli oyunu ve Yeşim Özsoy “Kum Zambakları ve Mümkün Dünyalar” isimli oyunu kaleme aldı.Proje kapsamında BKM, DasDas, ENKA Sanat, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Zorlu PSM tarafından sahiplenilecek oyunlar da belirlendi. BKM, Ahmet Sami Özbudak’ın “Şimdi Gerçek Bir Şey” ve Zeynep Kaçar’ın “Şirket” isimli oyunlarının; DasDas, Ebru Nihan Celkan’ın “Bir İhtimal Daha Var” ve Ceyda Aşar’ın “Oysa, Maviydi Gök Bu Sabah” isimli oyunlarının; ENKA Sanat, Firuze Engin’in “Kusursuz Çiftin Harikulade Serüvenleri” ve Gökhan Erarslan’ın “Nuh’un Gemisini Aramak” isimli oyunlarının; İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Ceren Ercan’ın “Beni Sakın Yumruklardan” ve Şamil Yılmaz’ın “Haset” isimli oyunlarının ve Zorlu PSM, Yeşim Özsoy’un “Kum Zambakları ve Mümkün Dünyalar” ve Ülkü Oktay’ın “Fikri’nin Vişne Bahçesi” oyunlarının yapımcılığını üstlenecek.

Oyunları sahneleyecek yönetmen ve oyuncu/topluluklar, yapımcılığı üstlenen kurum tarafından seçilecek. Oyunun prömiyeri de 2021 yılı içinde yapımcılığı üstlenen kurum tarafından belirlenen bir sahnede yapılacak.


Türkiye Tiyatrosu’nun Geçmişten Günümüze Yolculuğu Paneli & “Dikmen Gürün’e Yazılar” Kitap Lansmanı 

ENKA Sanat, “Türkiye Tiyatrosu’nun ve İstanbul Tiyatro Festivali’nin 1980’lerden Günümüze Yolculuğu” başlıklı panele ev sahipliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü tarafından hazırlanan ve ENKA Sanat’ın katkılarıyla Doğan Kitap tarafından yayımlanan “Dikmen Gürün’e Yazılar” kitabı vesilesiyle gerçekleştirilen etkinlik, sektör profesyonellerini ve duayen sanatçıları bir araya getirdi.

Kerem Karaboğa’nın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Genco Erkal, Özlem Hemiş, Kerem Kurdoğlu, Yeşim Özsoy, Şahika Tekand ve Leman Yılmaz konuşmacı oldu. Etkinlikte, Türkiye Tiyatrosu için önemli bir yere sahip olan Prof. Dr. Dikmen Gürün’ün, akademik çalışmalarının yanı sıra, 20 yıl boyunca direktör olarak görev yaptığı festivaldeki çalışmaları da odağa alındı. Panelde, festivale damgasını vuran yerli ya da ortak yapımların üretim süreçlerinde yer almış sanatçıların da katkılarıyla 1980’lerden günümüze ülkemiz tiyatro ikliminin şekillenmesinde Dikmen Gürün’ün ve İstanbul Tiyatro Festivali’nin rolü ve etkileri görünür kılındı. Etkinlik sonrası “Dikmen Gürün’e Yazılar” kitabının lansmanı gerçekleştirildi.

Panelin tamamını izlemek için tıklayın… 


ENKA Sanat, İstanbul’da Kültür Köprüsü Kurdu 

Leipzig Operası Çocuk Korosu ile Barış İçin Müzik Gençlik Orkestrası ve Korosu’ndan 150’yi aşkın genç sanatçı, ENKA Vakfı’nın katkıları, ENKA Sanat’ın koordinatörlüğünde ilk kez İstanbul’da buluştu. Almanya ve Türkiye’den genç sanatçıları bir haftalık sanat kampında bir araya getiren proje, 2016 yılında Leipzig’de gerçekleşen “Weit, weit, weg. Zuhause. / Çok Çok Uzaklarda. Evinde” projesinin ikinci ayağını oluşturdu.

Sanat kampı kapsamında iki ekip, bir hafta boyunca hem kültürel paylaşımlarda hem de müzikal becerilerini geliştiren sanatsal çalışmalarda bulundu. ENKA Sanat’ın ENKA Okulları’na yönelik düzenlediği “Açık Prova” etkinliğine davet edilen yaklaşık 500 öğrenci, gösteri hakkında bilgi alarak, çalışmaları takip etme fırsatı yakaladı.Proje, 12 ve 13 Şubat’ta gerçekleştirilen ve müzik sayesinde daha iyi bir dünyaya kavuşulan 2040 yılını konu edinen “Don’t Stop Me Now” başlıklı müzikli gösteriyle son buldu. Rengârenk kostümleri, koreografisi ile öne çıkan gösteride iki ülkenin çocukları “Dere Geliyor Dere” şarkısını izleyenlerin de katılımıyla Türkçe seslendirdi. Gösterinin yönetmenliğini Anett Krause üstlenirken, Leipzig Operası Çocuk Korosu Sophie Bauer, Barış İçin Müzik Gençlik Korosu Ceyda Çekmeci, Orkestra Samuel Matus şefliğinde sahne aldı. Gösteri, ENKA Oditoryumu’nu dolduran çok sayıda sanatseverden ve basından büyük ilgi gördü.

ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu yaptığı açılış konuşmasında, ENKA Vakfı olarak eğitimin yanı sıra sporun ve sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüne inandıklarını, özellikle de genç nesillerin bu üç temel alandan maksimum fayda sağlamaları için çalıştıklarını belirtti. Mimaroğlu konuşmasında kurumun genç sanatçılara verdiği desteği şu sözlerle ifade etti: “Yıl boyu sayısız çocuğu ve genci etkinliklerimizde ücretsiz ağırlıyor, Barış İçin Müzik başta olmak üzere genç sanatçılara sahnemizi açıyoruz. Az sonra izleyeceğiniz gösteri de bunlardan bir tanesi… Hep birlikte Leipzig Operası Çocuk Korosu ve Barış İçin Müzik Gençlik Orkestrası ve Korosu’ndan 150’yi aşkın gencin iki ülke arasında sanat aracılığıyla kurduğu köprüye şahit olacağız. Bu projeyi ayağa kaldıran tüm kurum temsilcilerine ve ekiplere, genç sanatçılara, Vakfımız, ENKA Sanat ve ekibim adına sonsuz teşekkür ederim.”

Mimaroğlu’nun ardından söz alan Barış İçin Müzik Vakfı Başkan Yardımcısı Dr. Yeliz Baki ve Leipzig Operası Çocuk Korosu Direktörü Sophie Bauer, ülkeler arasında gelişen iş birlikleri ve değerli dostlukların, dünya barışının geleceği açısından önemini vurguladı. Gelecek nesiller için daha iyi bir dünyayı müzikle inşa eden uluslararası projeleri bir araya getiren haber ağı

The Ensemble News, Mayıs ayında etkinlik ile ilgili BIM Vakfı Program Koordinatörü Hazal Kol’un kaleme aldığı bir makaleye yer verdi. İki ülke çocuklarını görünmez bir köprü ile birbirine bağlayan bu eşsiz etkinliğin detaylarını içeren “İki Şehrin Hikayesi: İstanbul ve Leipzig” başlıklı makaleyi okumak için tıklayın..

“Don’t Stop Me Now” performansını izlemek için tıklayın..