
ENKA Vakfı, tiyatroya desteğini sürdürüyor:
Avignon’dan İstanbul’a: “Biz Kimiz?”
ENKA Vakfı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen, Mehmet Birkiye’nin küratörlüğünü üstlendiği 29. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Türkiye’ye gelecek olan, Fransız-Katalan topluluk Baro d’evel’in sahneleyeceği Biz Kimiz? (Qui Som?) gösterisine ‘yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru’ olarak destek veriyor.
2024’te Avignon Festivali’ndeki dünya prömiyerinde büyük beğeni toplayan, Fransız ulusal eleştirmenler tarafından verilen 2025 Eleştirmen Ödülleri kapsamında, en iyi bölgesel yapım ödülü olan Prix Georges-Lerminier’ye layık görülen Biz Kimiz?, Ben Kimim? ve Neredeyiz? başlıklarını taşıyan üçlemenin ilk parçasını oluşturuyor. “Kazanan biziz. Şimdi neyi değiştireceğiz?” sorusunun yanıtını arayan gösteri, dansçıları, müzisyenleri, oyuncuları, akrobatları, seramikçileri ve clown’ları aynı sahnede buluşturarak izleyicilere sınırları aşan bir deneyim sunuyor. Gösteride, sözler, figürler, müzik ve dans birleşiyor, günümüz toplumsal meseleleri, modern dünyanın çelişkileri ve umutları sahneye taşınıyor.
Hem büyüleyici görselliği hem de derin felsefi sorularıyla sanatseverlere unutulmaz bir deneyim vaat eden Biz Kimiz?, 22 Ekim Çarşamba ve 23 Ekim Perşembe 20.30’da Zorlu PSM Turkcell Platinium Sahnesi’nde izlenebilir.
Süre 100’ ; arasız / Yaş Sınırı: +13 / Fransızca, Katalanca, İspanyolca, İngilizce, Portekizce; Türkçe üst yazılı

ENKA Sanat, Istanbul Fringe Festival 2025 kapsamında Valse, Valse, Valse Performansına Ev Sahipliği Yapıyor
ENKA Sanat, Istanbul Fringe Festival iş birliğinde, İsviçreli koreograf Johanna Heusser’in yönettiği Valse, Valse, Valse performansını İstanbul seyircisiyle buluşturuyor. Performans, bir dönem toplumsal normlara başkaldırdığı görüşüyle yasaklanan, bugün ise ayrıcalığın ve zarafetin simgesi olarak anılan valsin, bu çelişkili doğasını araştırıyor ve bugünkü anlamını yeniden sorguluyor.
Dansçılar, Neil Höhener, Simea Cavelti, Momo Tanner, David Speiser, Emeric Rabot ile müzisyenler Marie Jeger, Joachim Flüeler, Sebastian Loetscher’ı aynı sahnede buluşturan performansın müzik yönetimi Xenia Wiener imzası taşıyor. Performansta klasik vals müziğinin yanı sıra Bach, Missy Elliott gibi isimlerin eserleri ve deneysel ses kolajlarıyla müzikal, sahnedeki ayna kullanımı ve video- ışık düzenlemeleriyle de görsel sınırlar genişletiliyor.
Valse Valse Valse, Istanbul Fringe Festival 2025 programı kapsamında, ENKA Sanat’ın katkılarıyla24 Eylül Çarşamba, saat 20.30’da ENKA Oditoryumu’nda sahnelenecek.
Koreografi, Sanatsal Yönetim: Johanna Heusser Dansçılar: Neil Höhener, Simea Cavelti, Momo Tanner, David Speiser, Emeric Rabot Müzisyenler: Marie Jeger, Joachim Flüeler, Sebastian Loetscher Müzik Yönetimi: Xenia Wiener Sahne ve Işık: Marc Vilanova Dramaturji: Johanna Hilari, Fiona Schreier Kostüm: Diana Ammann Dış Gözler: Katharina Germo, Stephan Stock Prodüksiyon Yönetimi: Maxine Devaud / Oh La La – Performing Arts Production Asistan: Arina Fröhlich Teknik Asistan: Chiara Leonhardt
İsviçre / 60 Dakika/

Comédie-Française, ENKA Vakfı’nın desteğiyle Türkiye’de!
Bir Kadının Adalet Arayışının Hikâyesi: “Hekabe, Hekabe Değil”
ENKA Vakfı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 28. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Türkiye’ye gelecek olan, dünyanın en eski tiyatrosu Comédie-Française’in sahneleyeceği “Hekabe, Hekabe Değil” oyununa ‘yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru’ olarak destek verecek. Avignon Festivali Artistik Direktörü ve çağımızın en heyecan verici yönetmenlerinden Tiago Rodrigues’in yönettiği oyun, Euripides’in trajedisi ile gerçek olaylardan esinlenmiş hikâyeleri iç içe geçiriyor. Mitolojik ve çağdaşı bir araya getirerek kurguyla gerçeği buluşturan bu oyun içindeki oyun, izleyicilere intikam ve adalet arasındaki ilişkiyi sorgulatırken, bir yandan da çocuklara bu kadar ızdırap çektirebilen bir dünyada kurulu sistemi tartışmaya açıyor.
Biri, Truva savaşında her şeyini kaybetmiş kraliçe Hekabe: Emanet ettiği küçük oğlunu öldüren Trakya Kralı’ndan intikam almaya çalışıyor. Diğeri, günümüzde Hekabe’yi canlandıran bir oyuncu, Nadia: Otistik çocuğunun kaldığı kurumda kötü muamele gördüğünün ortaya çıkması üzerine devlet karşısında adalet arıyor. Antik Yunan’dan günümüze köprü kuran oyun ile ilgili yönetmen Rodrigues şöyle diyor: “Hekabe, bir annenin oğluna karşı olan koşulsuz sevgisinin gücünü anlamamızı sağlıyor. Beni ilgilendiren şey, bu trajediyi ezbere bilen bir oyuncunun kaderin darbeleriyle nasıl daha iyi başa çıkabileceğini ve tiyatronun hayatta nasıl yardımcı olabileceğini bulmak.” Oyunun başrolünü bir annenin sevgisini ve hiddetini canlandırmadaki başarısıyla övgüler toplayan Elsa Lepoivre üstleniyor.
ENKA Vakfı’nın ‘yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru’ olduğu, “Hekabe, Hekabe Değil”, 2 ve 3 Kasım’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilir.

Ünlü Japon Ressam Hokusai’nin Hayatına Odaklanan Performans ilk kez İstanbul‘da!
ENKA Sanat, ünlü Japon ressam Katsushika Hokusai’nin doğumunun 260. yıl dönümü için tasarlanmasının ardından Cool Japan Matching Award ile onurlandırılan The Life of Hokusai (Hokusai’nin Hayatı) performansını, Istanbul Fringe Festival iş birliğiyle İstanbul’a taşıyor.
Ünlü Japon ressam Katsushika Hokusai’nin hayatındaki iç çatışmaları, dans ve dövüş sanatlarının bir karışımı olan geibu aracılığıyla tasvir eden The Life of Hokusai (Hokusai’nin Hayatı), sanatçının eserlerinin devasa bir canlı projeksiyona yansıtılması ile izleyicilere büyüleyici bir görsel deneyim sunacak. Sanatçıyı, gösterinin bütünsel yaratıcısı, koreograf ve performans sanatçısı Katsumi Sakakura, kızı Oie’yi çağdaş bale dansçısı Karin Kato, eşi Okoto’yu opera sanatçısı ve oyuncu Yasko Fujii canlandıracak.
Kendisinin cennetin ve dünyanın enerjileri arasında bir köprü olduğuna ve bir ejderhanın vücut bulmuş hali olduğuna inanan Hokusai, felç geçirdikten ve büyük bir yangında her şeyini kaybettikten sonra birçok başyapıt çizer. Kendini resme kaptırdığı yıllarda, ihmal ettiği karısı Koto’nun ani ölümünden sonra, o kadar derin bir pişmanlık duyar ki sanatının anlamını sorgulamaya başlar. Performans o yıllara odaklanırken, insanların dünyanın karmaşası içinde hayattaki önemli şeyleri nasıl gözden kaçırma eğiliminde olduklarını da gözler önüne seriyor.
The Life of Hokusai (Hokusai’nin Hayatı), 17 Eylül Salı akşamı saat 20.30‘da Istanbul Fringe Festival 2024 programının bir parçası olarak ENKA Oditoryumu’nda sanatseverlerle buluşacak.
Sanat yönetmeni ve koreografi: Katsumi Sakakura, Performans sanatçıları: Katsumi Sakakura, Karin Kato, Yasko Fujii

ENKA Vakfı, İki Uluslararası Yapıma “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” oldu
ENKA Vakfı, bu yıl Türk tiyatrosunun son 40 yılındaki en önemli isimlerden Işıl Kasapoğlu’nun küratörlüğünde İKSV tarafından düzenlenen 27. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, iki uluslararası yapıma, “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” olarak destek veriyor.
Destek kapsamında tiyatro severlerle buluşacak olan ilk yapım, Mask tiyatrosunun dünya çapında yeniden keşfinin öncüsü kabul edilen Berlin merkezli Familie Flöz’ün trajedi ile kara komediyi birleştirdiği Düğün olacak. Tüm dil engellerini aşan bu sözsüz oyun, bireysel mutluluk arayışı hakkında trajikomik bir öykü anlatırken, ardında sınıf çatışmasından ekolojik meselelere kadar uzanan bir dizi toplumsal eleştiri barındırıyor. Düğün, 7 Kasım ve 8 Kasım’da saat 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelenecek.
ENKA Vakfı’nın sponsorluğunda sahnelenecek ikinci yapım, Anestis Azas’ın tasarlayıp yönettiği, eleştirmenlerin yeni nesil Yunan tiyatrosunun yol göstericisi olarak selamladıkları, komik, teatral sözde-belgesel Baklava Cumhuriyeti olacak. Oyunda, biri Türk diğeri Yunan bir genç çift, çağdaş Yunan toplumunun çelişkileriyle, ulus kimliğinin sorunsallarıyla ve küresel ölçekte dijital tek bir ulustan oluşacak olası bir geleceğin ütopik gerçeğiyle yüzleşirken izleyiciyi de maceralarına ortak ediyor. Baklava Cumhuriyeti, 17 Kasım ve 18 Kasım’da saat 20.00’de DasDas’ta sahnelenecek.
ENKA Vakfı, Hollanda Kraliyet Concertgebouw Oda Orkestrası & Matthias Goerne konserinin Gösteri Sponsoru oldu
ENKA Vakfı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’ne desteklerini sürdürüyor.
Çağımızın en büyük baritonlarından Matthias Goerne, dünyanın köklü senfoni topluluklarından, Amsterdam’ın ünlü Kraliyet Concertgebouw Orkestrası tarafından kurulan Camerata RCO ile aynı sahnede buluşmaya hazırlanıyor.
Alman Lieder geleneğinin yaşayan en önemli temsilcisi olarak kabul edilen Goerne’nin başarılı oda orkestrasıyla seslendireceği repertuvarda Schubert, Brahms, Schumann, Dvořák ve Wolf gibi bestecilerin ölümsüz eserlerinden bir seçki yer alıyor. Hollandalı oda orkestrasının samimi tınısı ile Goerne’nin kudretli sesinin harikalar yarattığı 9 Haziran’daki bu özel proje, ENKA Vakfı’nın Gösteri Sponsorluğu’nda Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun muazzam akustiğinde bu kez İstanbullu müzikseverler için hayat bulacak.
Detaylı bilgi ve bilet; https://muzik.iksv.org/tr/ellibirinci-istanbul-muzik-festivali-2023/hollanda-kraliyet-concertgebouw-oda-orkestrasi-matthias-goerne

ENKA Vakfı, 26. İstanbul Tiyatro Festivali Kapsamında İki Büyük Yapıma “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” oldu
ENKA Vakfı, bu yıl Türkiye tiyatrosunun son 40 yılındaki en önemli isimlerden Işıl Kasapoğlu’nun küratörlüğünde düzenlenen 26. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, iki büyük uluslararası yapıma, “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” olarak destek verdi. Destek kapsamında izleyiciyle buluşan yapımlar arasında, çağımızın tartışmasız en önemli koreograf ve dansçılarından Akram Khan’ın en yeni koreografisi Orman Kitabı ile, Pier Paolo Pasolini’nin doğumunun 100. yılında, dâhi yönetmenin benzersiz dünyasını dansla yorumlayan Pasolini: Gizli Yangınlar bulundu. Festivalde ayrıca ENKA Vakfı’nın kültür sanat alanındaki çalışmalarını yürüten ENKA Sanat’ın Ortak Yapım projesi kapsamında yapımını üstlendiği, Gökhan Erarslan’ın kaleme aldığı, Ayşe Draz’ın yönetmenliğini üstlendiği Nuh’un Gemisini Aramak prömiyer yaptı.
25 Ekim-26 Kasım tarihleri arasında zengin bir programla izleyici karşısına çıkan festivalde tiyatro severler, günümüz tiyatrosuna damgasını vuran yönetmen ve koreografların eserlerini izleme fırsatı buldu. Festival kapsamında Akram Khan Topluluğu, uzun bir aranın ardından “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” ENKA Vakfı’nın destekleriyle bir kez daha İstanbul’a konuk oldu. İngiliz yazar Rudyard Kipling’in unutulmaz romanı Orman Kitabı’nı geleneksel Hint dansı kathak ile çağdaş dansı bir araya getirip çokdisiplinli bir dans tiyatrosuna uyarlayan Akram Khan, Mowgli’yi bu kez karşımıza iklim mültecisi bir kız çocuğu olarak çıkarırken, Stanley Kubrick ve Peter Gabriel gibi önemli isimlerle çalışan ünlü besteci Jocelyn Pook’un eşsiz müziklerinin desteklediği, en son görsel teknolojiyle yaratılan büyülü sahneleriyle Orman Kitabı, 28 Ekim’de Zorlu PSM’de sahnelendi.
“Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” ENKA Vakfı’nın destekleriyle 21 ve 22 Kasım’da İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenen Pasolini: Gizli Yangınlar ise, yönetmen, senarist, oyun yazarı, şair, yazar ve gazeteci, sahip olduğu zengin kültürel birikimle resimden tercümeye pek çok farklı alana katkı sağlayarak ismini sadece İtalya’nın değil 20. yüzyılın en büyük entelektüelleri arasına yazdıran Pier Paolo Pasolini’ye adanmış bir gösteri. Monica Casadei’nin koreografisiyle şekillenen gösteride, geçmişten günümüze insanlığın tutkulu ama çelişkilerle dolu hikâyesi canlandırılıyor.

Uluslararası Yapımlar, ENKA Vakfı Desteği ile tiyatro severlerle buluşuyor
ENKA Vakfı, 22 Ekim’de “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Uluslararası Yapımlar Gösteri Sponsoru olarak, 3’ü fiziksel, 7’si çevrimiçi olmak üzere, yurt dışından toplam 10 yapımı tiyatro severlerle buluşturuyor.
30 yılı aşkın süredir sanata katkılarını çok yönlü olarak sürdüren ENKA Vakfı, İKSV tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali’ni bu yıl “Uluslararası Yapımlar Gösteri Sponsoru” olarak destekliyor. Ülkemiz tiyatro sahnesine büyük katkıları olan bu iki vakfın işbirliği, Avustralyalı yazar-yönetmen Simon Stone’un imzasını taşıyan, çağdaş tiyatro topluluğu Internationaal Theater Amsterdam’ın ödüllü yapımı Medea ile kendine özgü bir tiyatro dünyasına sahip İtalyan yönetmen ve oyuncu Pippo Delbono’nun Neşe’sini sanatseverlerle buluşturuyor. Klasik eserlere getirdiği yorumlarla dikkat çeken İngiliz tiyatrosunun yetenekli yazar ve yönetmeni Robert Icke de 21. yüzyıla uyarladığı Oedipus ile festivale konuk oluyor.
Olumsuzlukların ancak dayanışmayla aşılabildiği zor bir sürecin ardından, tiyatro severlere yeniden büyük uluslararası yapımları sahnede izleme şansı sunabilmekten mutluluk duyduklarını belirten ENKA Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu “Sanatçılara destek olmak ve sanatın izleyiciyle her koşulda buluşmasını sağlamak üzere kültür-sanat kurumlarıyla olan işbirliklerimiz artarak devam ediyor. Gerek ENKA Vakfı, gerekse Vakfın kültür sanat alanındaki faaliyetlerini yürüten markası ENKA Sanat, İKSV ile de uzun yıllardır pek çok projede yan yana duruyor. Geçtiğimiz yıl Yerli Yapımlar Gösteri Sponsorluğu’nu üstlendiğimiz İstanbul Tiyatro Festivali’nde, bu yıl Uluslararası Yapımlar Gösteri Sponsoru olarak, İKSV ve diğer festival destekçileri ile birlikte, hem tiyatro dünyasına, hem de tiyatro severlere nefes aldırmayı hedefliyoruz” dedi.
22 Ekim – 20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nde ENKA Vakfı’nın katkılarıyla çevrimiçi izlenebilecek 7 yabancı yapım da yer alıyor. “Golden Mask İstanbul’da Çevrimiçi” teması kapsamında Ayı, Boris ve Güneşin Çocukları oyunları, ünlü koreograf Crystal Pite’tan Betroffenheit ve Müfettiş, dans severler için, dört farklı koreografın imzasını taşıyan Bugün Yaratmak ve çocuklar için Alice festival boyunca tüm Türkiye’den çevrimiçi olarak izlenebilir.
25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programına tiyatro.iksv.org/tr/program, biletlerine ise passo.com.tr adresinden ve İKSV ana gişeden ulaşılabilir.

ENKA Vakfı, “Sahnede İsyan” Ufuk & Bahar Dördüncü Konserinin Gösteri Sponsoru Oldu
ENKA Vakfı, bugüne kadar az denenmiş özgün fikirlerin ve kurguların peşinden koşan, özellikle çağdaş müzik alanında ülkemizin sesini tüm dünyaya duyurmaya yönelik başarılı çalışmaların altına imza atan Ufuk & Bahar Dördüncü ikilisinin, 49. İstanbul Müzik Festivali kapsamında gerçekleştireceği “Sahnede İsyan” konserine gösteri sponsoru oldu.
Dünya çapında başarı kazanan albümleriyle müzikseverlerin hayranlığını kazanan Ufuk & Bahar Dördüncü, kusursuz teknikleri ve seslendirdikleri eserlere kattıkları hem derin hem de ilham verici hayal güçleriyle sonsuz bir dünyanın kapılarını aralıyorlar. Özellikle 20. ve 21. yüzyıl müzik dünyasının yenilikçi eserleriyle oluşturdukları repertuvarlarında Debussy ve Stravinsky’nin rolü kuşkusuz ki çok büyük. “Sahnede İsyan” tam da bu noktada ortaya çıkmış bir proje.
1912-1913, Debussy’nin Jeux’u ve Stravinsky’nin Bahar Ayini’nin klasik müzik dünyasında çok büyük yankılar uyandırdığı yıllar… Rusya’da devrim ateşi tutuşmaya başlarken, bale sahnesinde Sergei Diaghilev ve gelmiş geçmiş en büyük bale sanatçısı Vaclav Nijinsky, “Ballet Russes” dönemini başlatıyordu. Müzik, şiir ve dansın bu estetik dönüm noktasından hareketle Ufuk & Bahar Dördüncü’nün son derece etkileyici projesi “Sahnede İsyan”, iddialı bir meydan okuma, coşkulu bir dönemin yeniden çağrılması…
“Ballet Russes”nin müzikal, edebi ve koreografik malzemesinin en değerli taşları Debussy ve Stravinsky’nin eserlerinden oluşan bu proje, Jean-Luc Godard’ın asistanı Fabrice Aragno tarafından filmleştirildi.
Sanatçının doğa, dans, Mısır ve Prag devrimlerinden esinlenerek oluşturduğu filmin adeta içine girerek, yorumlarıyla görsel ve işitsel bir türbülans yaratan Ufuk & Bahar Dördüncü’yü, Saint Benoît Fransız Lisesi’nin zamana karşı duran avlusunda izlemek, müzik ile imgenin isyankâr aşkına davet edecek bizleri…
Konser Programı:
- Claude Debussy
Bir Faunun Öğleden Sonrası Üzerine Prelüd, L 86 - Claude Debussy
Jeux, L 133 - Igor Stravinsky
Bahar Ayini
ENKA Vakfı’ndan Yerli Yapımlara Büyük Destek
ENKA Vakfı, 14 Kasım- 1 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen, çevrimiçi programı 28 Aralık’a kadar uzatılan 24. İstanbul Tiyatro Festivali’nin, Yerli Yapımlar Gösteri Sponsoru oldu. Festival bu yılki programında pandemiden olumsuz etkilenen yerli topluluklara geniş yer açtı. Festivalin Yerli Yapımlar Gösteri Sponsoru ENKA Vakfı, festival kapsamında fiziki mekânlarda ve çevrimiçi platformda gösterilen 20 yerli yapıma destek verdi. Bu 20 yapımın 18’i festivalde prömiyerini gerçekleştirdi. Festivalin fiziki performansları COVID-19 önlemleri altında DasDas, Fişekhane, Moda Sahnesi, Zorlu PSM, YapıKredi bomontiada, Caddebostan Kültür Merkezi, Surp Vortvots Vorodman Kilisesi gibi mekânlarda; tüm Türkiye’den ve dünyadan erişilebilen çevrimiçi performanslar ise online.iksv.org adresinde izleyiciyle buluştu.
Festivalde 14 fiziki ve 11 çevrimiçi yapım sahnelendi. Festivalin fiziki gösterilerini 2500’e yakın kişi, çevrimiçi gösterilerini ise 13 bin’i aşkın kişi izledi.
Ben “Sevgili Milena”, Franz Kafka ve Milena Jesenská aşkının günümüze ulaşmamış “eksik parçaları”nı hayal ederek ikili arasındaki mektuplaşmaları kurguluyor. kOmİk, bir çiftin bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüde birbirleriyle ve kendileriyle verdikleri mücadeleyi anlatanıyor. Madam Giyotin, gerçek hayatta yolları hiç kesişmemiş olsa da eylemleri ve fikirleriyle Fransız Devrimi’nin birer parçası olmuş ve giyotinle idam edilmiş dört kadını; feminist oyun yazarı Olympe, gözü pek suikastçı Charlotte, cesur casus Marienne ve inatçı, ileri görüşlü kraliçe Marie’yi zamansız ve mekânsız bir ortamda buluşturuyor. Farklı sınıf, kültür ve çevreden kadınların dilinden monologlardan oluşan Tut! Bırak! da sözcükler, dans ve enstalasyonla iç içe geçiyor, kadınların hikâyelerinden performatif bir alan ve eylem yaratılıyor. Tiyatro Oyun Kutusu’nun kapağı açılıyor ve kutudan üç kısa oyun çıkıyor: Sonrası Sessizlik, Karanlıkve Ölü Kadınlar Diyarı. Çehov’un yazdığı son oyun olan Vişne Bahçesi’nin karakterleri, içinden geçtikleri büyük değişimle kendi bildikleri şekilde baş etmeye çalışırken, aslında kendilerinden sonraki insanlara bir hikâye anlatıyorlar.
Ben Anadolu’da, Kibele’den Theodora’ya, Eftelya’dan Hürrem’e uzanan, Anadolu’nun farklı çağlarına tanıklık eden kadınlar Ayça Bingöl’ün yorumuyla vücut buluyor. Distopya edebiyatının kült eseri Fahrenheit 451 bu zamana, bizim dünyamıza dair sözünü bu kez sahneden söylüyor. Dublörün Hikâyesi, dublörlük sanatının gerektirdiği yüksek tempolu performansların birbirini izlediği eğlencesi eksik olmayan bir oyun. Map to Utopia, seyircinin konumunu pasif izleyiciden aktif katılımcıya dönüştürerek, tüm farklılıkları içinde birbirini duymayı öneren bir kent geleceği fikrini yerleştiriyor. Iphigenia Aulis, Antik Yunan’ın bilinen üç büyük tragedya yazarından biri olan Evripides’ten, farklı mitolojilerde konu edinilen kurban ritüelini merkezine alan bir klasik. Gomidas, Osmanlı döneminde yaşamış, Ermeni, Osmanlı ve dünya kültüründe kuvvetli bir iz bırakmış büyük bir sanatçı; müzisyen ve müzik araştırmacısı Gomidas’ın hayat hikâyesine bir yolculuğa çıkartıyor. Ne Düşündüğünü Biliyorum, Yapı Kredi bomontiada’nın 4. katında, performansçıların hareket halindeki bedenleri; canlı müzik ve insan sesi aracılığı ile temassız dokunuşlardan mahremiyet alanları yaratıyor. UNUTMAK Bir Hatırlama Projesi İstiklal Caddesi’ni “oyun alanı”na dönüştürüyor.
Feramuz Pis!’te Mardin göçmeni Süryani bir ailenin, Feriköy’deki aile yadigârı evlerine ve ağabey Feramuz’un düş gözüyle, aile bireylerinin hayallerinin kesiştiği büyülü gerçek hikâyelerine tanık oluyor. Manhattan’ın İyi Tanrısı, 1957’nin Manhattan’ında geçse de metropol yaşamına ve modern insan ilişkilerine bakışıyla güncelliğini kaybetmiyor. Eften Püften Şeyler, seyirciyle oyunları podcast formatında buluşturan yeni oluşum, kulak tiyatrosu Podacto’dan; dilin ilişkilerimizdeki ve hayatımızdaki yerine ve ikili ilişkilere sızan, görülmeyen ancak sezilen yargılara dair bir oyun. Her Güne Bir Vaka, haftanın günlerinin ismini taşıyan yedi kadından, yedi COVID-19 öyküsünden oluşuyor. Lear Mutfakta, “Shakespeare trajedisi Kral Lear bir mutfak tezgâhında; mutfak malzemeleri eşliğinde sahnelense ortaya nasıl bir oyun ve yemek çıkardı?” sorusuna cevap veriyor.
Taldans, ses, ritim ve hareket eksenli çalışmalarını; müzikteki serializm akımının özgün dinamiklerini inceledikleri yeni eserleri Andan Daha Kısa’da sürdürüyor. Olağan-İçi Bir Gezi “ev hali”mizin hiç olmadığı kadar gündemimizde olduğu bir dönemde, seyirciye, kendi evlerine ait odalarda çıkacakları alışılmadık bir yolculuk daveti sunuyor. Oyuncularla seyirciyi bir araya getirmeden video, ses, performans ve yerleştirmenin birleşiminden bir estetik ortaya çıkaran Terkedilmiş Kıyılar // Negatif Fotoğraflar; anlatısını ailenin bir araya gelemediği bir aile yemeği üzerine inşa ediyor. Varlık, 1940’ların İstanbul’unda üç kişilik yoksul bir ailenin, sırtlarına çöken ağır bir yükle, Varlık Vergisi’yle başa çıkmaya çalışmasının öyküsünü aktarıyor.
ENKA Sanat, Istanbul Fringe Festival 2020’nin Açılış Etkinliği Sponsoru Oldu
ENKA Sanat, bu yıl 21 – 27 Eylül tarihleri arasında ikincisi gerçekleştirilecek Istanbul Fringe Festival 2020 Online’ın açılış etkinliği sponsoru oldu. 21 Eylül akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilen festival açılış etkinliği kapsamında, Işıl Bıçakçı Dance Project’in Hâl / Status performansı, ENKA Sanat’ın katkılarıyla, aynı zamanda festivalin YouTube sayfasından ve sosyal medya hesapları üzerinden yayınlandı.
“Hâl / Status” – Işıl Bıçakçı Dance Projects – Türkiye
(I) Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet; davranış, tavır.
(II) a. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
(III) (mec.) Kötü durum, sıkıntı, dert.
(IV) a. (tar.) Tahttan indirme.Koreografi: Işıl Bıçakçı
Müzik: Mendelssohn String Quartet no.2 op.13 in A minor
Işık Tasarımı: Işıl Bıçakçı
Koregrafi Asistanı: Ferhat Güneş
Performans: DemetAksular, Emre Olcay, Ferhat Güneş, OzanAkgün.


